Archive for Temmuz, 2020

Anlamlı Tek Başına Olmak İle İlgili Sözler

Anlamlı Tek Başına Olmak İle İlgili Sözler

Anlamlı Tek Başına Olmak İle İlgili Sözler, Tek Başına Olmak İle İlgili Sözler, Sevilen Tek Başına Olmak İle İlgili Sözler, Tek Başına Olmak İle İlgili Mesajlar

Anlamlı Tek Başına Olmak İle İlgili Sözler
Anlamlı Tek Başına Olmak İle İlgili Sözler, Tek Başına Olmak İle İlgili Sözler, Sevilen Tek Başına Olmak İle İlgili Sözler, Tek Başına Olmak İle İlgili Mesajlar

Tek başına hayatı öğrenen insanı, kimse yokluğuyla korkutamaz!

Ve sonunda öğrendiğim en önemli şey; tek başına güçlü olmak.

Çok kişiyle konuş, az kişiyle düşün, tek başına karar ver. Konfüçyüs

Tek başına mücadele zordur ama sen zaferi düşün. Emre Koçak

Eğer gerçekten güçlü olmak istiyorsan, tek başına savaşmayı öğrenmelisin.

Ve acının çoğu kez tek başına yaşandığı bir dünya. Albert Camus

Yanlış bildiğin yolda herkesle yürüyeceğine, doğru bildiğin yolda tek başına yürü.

Herkes bir arada ama herkes tek başına, herkes bir arada ama herkes yalnız.

Çok gülen insana iyi davranın. Çünkü bir yerlerde hep tek başına ağlar. Can Yücel

En zor günlerini tek başına atlattıysan, sonrasında kimseye eyvallahın olmaz.

Tek başına ayakta durmak, size değer vermeyen insanlarla ayakta kalmaktan iyidir.

Bilirdim. İçinde kalabalıkların, tek başına kaldığım yerdir hayat. Yılmaz Odabaşı

Bakmayın etrafımda çok insan dolandığına; sırılsıklam yalnızım aslında. Edip Cansever

Zor günlerini tek başına atlatmış olan kadını, güzel şeyler vaat edip kandıramazsın.

Tek başına mutsuz olmak birisiyle beraberken mutsuz olmaktan iyidir. Marilyn Monroe

Bütün sorunları tek başına aştıktan sonra etrafında beliren o kalabalık çok anlamsız.

Siz bilmezsiniz albayım: insanlık tek başına kollarımda can verdi yanında kimseler yoktu. Oğuz Atay

Gülerken çok kişiyle gülüyorsun da, ağlarken hep tek başına bırakılıyorsun. Kahraman Tazeoğlu

Zaman, birlikten kuvvet doğurma zamanı değil; zaman, tek başına dimdik ayakta kalabilmeyi becerme zamanıdır.

İnsan, bir kere tek başına kalmaya görsün! Nerede olsa tek başınadır. Meydan savaşında bile! Kemal Tahir

Çocukken iki kişi oturduğumuz kapı eşiğine, tek başıma zor sığıyorum şimdi. Büyüdükçe insan yalnız mı kalıyor ne?

Ne yani tek başına çıktığın bu yolu birileri yarı yolda bıraktı diye yarım mı bırakacaksın? Çok saçma. Geruhad

Kimse benim kimsesizliğimden cesaret bulmasın, en güçlü anımdır yalnızlığım! Çünkü ben daima tek başıma iktidarım!

Parmak uçlarıma kadar incindim. Gelmen neyi değiştirir? Ben yalnızlığın sırat köprüsünden tek başıma da geçerim.

Bir odanın kapısını kapatıp yalnız kalmak, her zaman hayatımın en güzel şeylerinden biri olmuştur. Charles Bukowski

Yalnız başınıza gördüğünüz bir rüya sadece bir rüyadır. Beraber gördüğünüz bir rüya ise gerçekliktir. John Lennon

Haksızlığa sapıp bütün insanların seni izlemeleri yerine, adaletli davranıp tek başına kalmak daha iyidir. Mahatma Gandhi

Yanımda kimse olmadığından değil yalnızlığım, yalnız olduğumu söyleyeceğim kimse olmadığından yalnızım ben.

Onu kırmış olmalı yaşamında birisi. Dinledikçe susması, düşündükçe susması; tek başına iki kişi olmuş kendisiyle gölgesi. Özdemir Asaf

Keşke benim de karşımda her zorluğa rağmen dimdik duran ve beni sevebilen biri olsaydı. İnsan tek başına dağ olamıyor bazen.

O gün banyoda tek başıma ağladım. Suyu da açmıştım üstelik. Sesimi kimse duymasın diye. O gün canım çok acımıştı. Canım bile bana acımıştı.

Sanmayın ki; her şeyin üstesinden tek başına gelebilen insanları, sizin uyduruk ilgileriniz ve samimiyetsiz sevgileriniz ayakta tutuyor!

Ne ben kimseye benziyordum ne de herhangi biri bana. Tek başımayım ama onlar hep birlik, diye düşünmekten kendimi alamıyorum. Dostoyevski

Acı çekiyorsan sebebi sensin, mutluysan sebebi sensin. Kimse sorumlu değil ve tek başınasın. Sen cennetinsin ve sen cehenneminsin. Osho

Yalnızlık korkanadır. Toprağın ekim zamanını bilen çiftçi başkasına danışmaz. Yalnız başına kalsa da! Yeter ki toprağın tavda olduğunu bilebilsin. Şeyh Edebali

Şu an dışarıda tek başına ellerin montunun cebinde titreyerek eve doğru yürürken geçmişteki hatalarını sorgulama soğuğu var bilirsiniz o soğuğu.

Zor zamanlarını tek başına atlatan insan değişir. Belki size karşı eskisi gibi olmasını beklersiniz ama siz zaten kötü gününde yalnız bıraktığınız an o hakkı da kaybettiniz.

Yorganın altında, tek başına acılarınla ne ağlamaların duyuldu ne hıçkırıkların. Gizlendiler. Hepsi beraber yorganın altında seni daha da boğmak ister gibi.

Tek başına olmalı insan, tek başına yaşayabilmeli. Yalnızlıktan bahsetmiyorum. Yalnız olmak ile tek başına olmak çok farklı şeyler. Tek başına olmak bir seçim, yalnızlık ise bir zorunluluktur.

Aşk günah olmayacak kadar masum, köle olmayacak kadar özgür, unutulmayacak kadar derin, umulmayacak kadar yakın, tek başına yaşanmayacak kadar takımdır.

Bu hayatta tek başımayım. Hayatım tek başınalıklarım için var olmuş sanki. Her darbe, her acı, bir kez daha bıçak gibi yüzümü kesiyor. Adeta en suskun şeyler bile suratıma “tek başınasın” diye haykırıyor.

Bir sürü zorluğu aşıp yıkıntıdan çıkıyorsun, tek başına ağlayıp kendini büyütüyorsun ve çevren diyor ki; çok güçlüsün. Güçlenmenin daha zarif yollarını tercih ederdim, ben eski ben değilim çünkü.

Sizin o zayıf noktalarından vurup, nasılsa bana ihtiyaç duyar, diye onca korkunun, çaresizliğin içinde tek başına bıraktığınız insanlar daha güçlü ayağa kalkıp gittiler. Çünkü muhtaç olunmadınız, sadece sevildiniz!

Binalar semboldür, yok etmenin bir sembolü. Sembollere insanlar güç verir, tek başına semboller anlamsızdır, ama yeterli sayıda insanla, binaları (sembolleri) havaya uçurmak dünyayı değiştirir.

O yıkıntıların içinden sağ çıkarken anladım ki artık tek başınayım. Sebebini bilmediğim hüzünler içinde kalmışım, işlemediğim suçların cezasını çektiğimi çok sonra anlamışım. Hayatta kalmak zor, ait olmadığın bir yerde yaşıyorsan eğer.

Düzeliyor zamanla her şey. Ama eksiliyor insan. Yoruluyor tek başına mücadele etmekten. İnsanlara eskisi gibi güvenemiyor. Boş konuşanlara tahammülü kalmıyor. Evet düzeliyor zamanla, ama sen başka birine dönüşüyorsun.

Anlamlı Deniz İle İlgili İngilizce Sözler

Anlamlı Deniz İle İlgili İngilizce Sözler

Anlamlı Deniz İle İlgili İngilizce Sözler, Deniz İle İlgili İngilizce Sözler, Komik Deniz İle İlgili İngilizce Sözler, Düşündüren Deniz İle İlgili İngilizce Sözler

Anlamlı Deniz İle İlgili İngilizce Sözler
Anlamlı Deniz İle İlgili İngilizce Sözler, Deniz İle İlgili İngilizce Sözler, Komik Deniz İle İlgili İngilizce Sözler, Düşündüren Deniz İle İlgili İngilizce Sözler

He that will learn to pray, let him go to sea. Dua etmeyi öğrenecek, bırak da denize girsin.

Wine hath drowned more men than the sea. Şarap, denizden daha çok adam boğdu.

Life is as inexorable as the sea. Hayat deniz kadar çekici değildir. Thomas Wentworth Higginson

Follow the river and you will find the sea. Nehri takip et ve denizi bulacaksın. Fransız Atasözü

The sea finds out everything you did wrong. Deniz yanlış yaptığınız her şeyi öğrenir. Francis Stokes

The sea drives truth into a man like salt. Deniz, gerçeği bir tuz gibi insana sürükler. Hilaire Belloc

Anyone can hold the helm when the sea is calm. Deniz sakin olduğunda dümeni herkes tutabilir. Publilius Syrus

The sea changes color, but the sea does not change. Deniz renk değiştirir ama deniz değişmez. Stevie Nicks

All I need: The stars, the moon, the sea and your hand in mine. İhtiyacım olan:  Yıldızlar, ay, deniz ve ellerimde ellerin.

The boisterous sea of liberty is never without a wave. Fırtınalı özgürlük denizi hiçbir zaman dalga olmaz.

You can swim any way you like in the Dead Sea, actually. Aslında Ölü Deniz’de istediğiniz gibi yüzebilirsiniz.

The great sea makes one a great sceptic. Engin bir deniz insanı engin bir şüpheci yapar. Richard Jefferies

You can’t cross the sea merely by standing and staring at the water. Denizi sadece dikilip suya bakarak geçemezsiniz.

A smooth sea never made a skilled mariner. Pürüzsüz bir deniz asla yetenekli bir denizci yapmaz. İngilizce Atasözü

At sea a fellow comes out. Salt water is like wine, in that respect. Denizde bir adam çıkıyor. Tuzlu su bu açıdan şarap gibidir.

A book should serve as the ax for the frozen sea within us. Bir kitap içimizdeki donmuş denizin baltası olarak kullanılmalı.

The virtues are lost in self-interest as rivers are lost in the sea. Denizdeki nehirler kaybolduğu için erdemler kendi çıkarlarına kaybedilir.

The sea! The sea! The open sea!, The blue, the fresh, the ever free! Deniz! Deniz! Açık deniz !, Mavi, taze, bedava! Bryan W. Procter

There is nothing quite so good as burial at sea. It is simple, tidy, and not very incriminating. Denizde mezar kadar iyi bir şey yoktur. Basit, düzenli ve suçlayıcı değil.

Timid men prefer the calm of despotism to the tempestuous sea of liberty. Üvey adamlar, ümitsizliğin sakinliğini özgürlüğün fırtınalı denizine tercih ediyorlar.

Land and sea, weakness and decline are great separators, but death is the great divorcer for ever. Kara ve deniz, zayıflık ve düşüş büyük ayrıcılar, ama ölüm her zaman için en büyük boşanıcı.

The sea will grant each man new hope, and sleep will bring dreams of home. Deniz her insana yeni umutlar verecek ve uyku yeni ev hayalleri getirecek. Kristof Kolomb

The mountains, the forest, and the sea, render men savage; they develop the fierce, but yet do not destroy the human. Dağlar, orman ve deniz, insanları vahşi kılıyor; şiddetli gelişir, ama yine de insanı yok etmez.

I will run and I will fight, I will cross the seas on a unreliable rubber boats in search of a better life. Koşacağım ve savaşacağım, bir lastik botla daha iyi bir yaşam arayışı için denizleri geçeceğim.

Why do we love the sea? It is because it has some potent power to make us think things we like to think. Neden denizi seviyoruz? Çünkü o,  düşünmeyi sevdiğimiz şeyleri düşünmemize neden olacak güçlü bir güce sahip. Robert Henri

Love one another, but make not a bond of love: Let it rather be a moving sea between the shores of your souls. Birbirinizi sevin, ama bir sevgi bağı yapmayın: Bırakın ruhunuzun kıyıları arasında hareketli bir deniz olsun.

Regardless of what society says, we can’t go on much longer in the sea of immorality without judgment coming. Toplumun söylediklerinden bağımsız olarak, kararsızlık olmadan ahlaksızlık denizinde daha fazla devam edemeyiz.

The sea speaks a language polite people never repeat. It is a colossal scavenger slang and has no respect. Deniz, kibar bir insanın asla tekrar etmeyeceği bir dil konuşuyor. Devasa bir çöpçü argo ve saygı duymuyor.

There was a magic about the sea. People were drawn to it. People wanted to love by it, swim in it, play in it, look at it. Denizle ilgili bir sihir vardı. İnsanlar buna çekildi. İnsanlar onunla sevmek, yüzmek, oynamak, bakmak istiyorlardı. Cecelia Ahern

As a former writer for the ‘National Lampoon,’ I’ve probably contributed to the sea of sarcasm in which we live. National Lampoon için eski bir yazar olarak, içinde yaşadığımız alaycılığın denizine katkıda bulundum.

I have explained the phenomena of the heavens and of our sea by the force of gravity, but I have not yet assigned a cause to gravity. Göklerin ve denizin fenomenlerini yerçekimi kuvveti ile açıkladım, ancak yerçekimi için bir neden henüz tayin etmedim.

My soul is longing for the secrets of the sea, and the heart of the great ocean sends a thrilling pulse through me. Ruhum denizin sırlarını özlüyor ve büyük okyanusun kalbi içimden heyecan verici bir darbe gönderiyor. Henry Wadsworth Longfellow

I grew up with the sea, and poverty for me was sumptuous; then I lost the sea and found all luxuries gray and poverty unbearable. Denizle büyüdüm ve benim için yoksulluk çok görkemliydi; sonra denizi kaybettim ve tüm lüksleri gri ve yoksulluğa dayanılmaz buldum.

There is one spectacle grander than the sea, that is the sky; there is one spectacle grander than the sky, that is the interior of the soul. Gökyüzünden, denizden daha büyük bir gösteri var; Gökyüzünden daha büyük bir gözlük daha vardır, bu ruhun iç kısmıdır.

The fishermen know that the sea is dangerous and the storm terrible, but they have never found these dangers sufficient reason for remaining ashore. Balıkçılar denizin tehlikeli olduğunu ve fırtınanın korkunç olduğunu biliyorlar, ancak bu tehlikeleri karaya çıkmak için yeterli neden bulamadılar.

The water in a vessel is sparkling; the water in the sea is dark. The small truth has words which are clear; the great truth has great silence. Bir kaptaki su pırıl pırıl parlıyor; Denizdeki su karanlık. Küçük gerçeğin açık olan kelimeleri vardır; Büyük gerçeğin büyük bir sessizliği var.

With every drop of water you drink, every breath you take, you’re connected to the sea. No matter where on Earth you live. Most of the oxygen in the atmosphere is generated by the sea. İçtiğiniz her damla su ile, aldığınız her nefeste, denize bağlısınız. Nerede yaşadığın önemli değil. Atmosferdeki oksijenin çoğu deniz tarafından üretilir.

It is extraordinary to see the sea; what a spectacle! She is so unfettered that one wonders whether it is possible that she again become calm. Denizi görmek olağanüstüdür; ne bir gözlük! O kadar hazırlıksız biri ki, yine sakinleşmesinin mümkün olup olmadığını merak ediyor.

If you want to build a ship, don’t drum up people to collect wood and don’t assign them tasks and work, but rather teach them to long for the endless immensity of the sea. Bir gemi inşa etmek istiyorsanız, insanları odun toplamak için batırmayın, onlara görevler vermeyin ve çalışmayın, ama onlara denizin sonsuz yoğunluğu için özlemlerini öğretin.

If we must not act save on a certainty, we ought not to act on religion, for it is not certain. But how many things we do on an uncertainty, sea voyages, battles! Bir kesinliği kurtarmak için harekete geçmememiz gerekiyorsa, dine göre hareket etmemeliyiz, çünkü kesin değil. Fakat bir belirsizlik, deniz yolculukları, savaşlar için kaç şey yapıyoruz!

Solitude is not the same as loneliness. Solitude is a solitary boat floating in a sea of possible companions.I have always heard, Sancho, that doing good to base fellows is like throwing water into the sea. Yalnızlık yalnızlık ile aynı değildir. Yalnızlık, olası yoldaşların denizinde yüzen yalnız bir teknedir. Her zaman duydum ki, Sancho, taban arkadaşlarına iyi davranmak, denize su atmak gibi bir şey.

There is pleasure in the pathless woods, there is rapture in the lonely shore, there is society where none intrudes, by the deep sea, and music in its roar; I love not Man the less, but Nature more. Yolsuz ormanlarda zevk var, yalnız kıyılarda harabe var, hiç kimsenin girmediği, derin deniz kıyısında, kükremede müzik; İnsanı daha az sevmem, doğayı daha çok seviyorum.