KampuSSohbet Blog Yemek TarifleriYemek Tarifleri

Sizlere birbirinden lezzetli bin bir cesit yemekleri sunuyoruz. Artık ne yapim derdinden sizleri kurtarıyoruz. Tüm dünya mutfaklarını sizlerin önüne döküyoruz..

KampuSSohbet Blog Yemek TarifleriYemek Tarifleri

Sizlere birbirinden lezzetli bin bir cesit yemekleri sunuyoruz. Artık ne yapim derdinden sizleri kurtarıyoruz. Tüm dünya mutfaklarını sizlerin önüne döküyoruz..

KampuSSohbet Blog Yemek TarifleriYemek Tarifleri

Sizlere birbirinden lezzetli bin bir cesit yemekleri sunuyoruz. Artık ne yapim derdinden sizleri kurtarıyoruz. Tüm dünya mutfaklarını sizlerin önüne döküyoruz..

KampuSSohbet Blog Yemek TarifleriYemek Tarifleri

Sizlere birbirinden lezzetli bin bir cesit yemekleri sunuyoruz. Artık ne yapim derdinden sizleri kurtarıyoruz. Tüm dünya mutfaklarını sizlerin önüne döküyoruz..

KampuSSohbet Blog Yemek TarifleriYemek Tarifleri

Sizlere birbirinden lezzetli bin bir cesit yemekleri sunuyoruz. Artık ne yapim derdinden sizleri kurtarıyoruz. Tüm dünya mutfaklarını sizlerin önüne döküyoruz..

 

Sevilen Kanuni Sultan Süleyman Sözleri

Sevilen Kanuni Sultan Süleyman Sözleri

Sevilen Kanuni Sultan Süleyman Sözleri, Kanuni Sultan Süleyman Sözleri, En iyi Kanuni Sultan Süleyman Sözleri, Anlamlı Kanuni Sultan Süleyman Sözleri

Sevilen Kanuni Sultan Süleyman Sözleri, Kanuni Sultan Süleyman Sözleri, En iyi Kanuni Sultan Süleyman Sözleri, Anlamlı Kanuni Sultan Süleyman Sözleri

Mevkiler önce Allah’a sonra Devlet-i Aliyye’ye karşı sorumluluktur.

Dostum; ben gönlümü senden yana yolladım, onun bir daha benden yana gelmesi mümkün değil.

Adalete hükmedersen her günün ibadet sayılır.

Eğer ben padişahım diye benim lehimde bir karar verseydin, seni bu kılıcımla öldürürdüm.

Kılıcımızın gölgesi durdukça düşmanlar elbette ki bizden korkacaklardır.

Bre Hasancan, devletin işi görmezden gelmek değildir. Elbet zulmedenler saptanıp cezasını çekecektir.

Saltanat dedikleri bir cihân kavgasıdır. Olmaya baht ü saadet dünyada vahdet gibi.

Onlar (Fatih Sultan Mehmet ve devlet erkânı) İstanbul’u fetheylemek gibi büyük bir erdeme ulaştılar. Onları kendimizle bir tutamayız.

Komutan olmak iki kefeli terazidir. Bir kefesi cennet, bir kefesi cehennemdir.

Dünyanın efendisi ben değil, reayadır ki, ziraat ve çiftçilik emrinde huzur ve rahatı terk ile iktisap ettikleri nimetle bizleri yaşatırlar.

Devlet adalet üzerine inşa edilir.

Hâkimiyet altınla, mücevherle olmaz. Ancak kılıçla olur. Kılıç hakkı olarak kazanılmış bir diyar da yine ancak kılıç ile muhafaza olunur.

Dünya kimseye payidar değildir.

Ben 3 kıtaya hükmediyorum ama balonun belli bir çapı var. Bu çap doğrultusunda ilerler isek birşey olmaz ama fazla şişirirsek elbet patlayacaktır…

Denizde savaşmadan, karada fetih olmaz.

Sanatkârlar, sizler her biriniz benim için tıpkı bir yeniçeri gibisiniz. Onların kılıcı sizin ise kaleminiz bize güç üstüne güç katacaktır…

Altın ver, altın ver ki görsünler hazinenin kudretini.

Hiçbir şeyi ben yaptım deme. Ele geçirdiğin tüm kaleler, kazandığın tüm başarılar Allah’ın bir lütfudur.

Bir zafer daha umuyorum. Hatta zaferi kendime vaad ediyorum.

Halk içinde devlet kadar itibarlı bir başka şey yoktur ama, dünyada bir nefeslik sıhhat gibi saadet ve zenginlik olmaz.

Dünya ne kadar küçük. (haritayı ikiye bölerek) Biz Doğu tarafını elimizde tutacağız.

Bu ne güzellik, bu ne yüz, bu ne kokudur? Aklım saçının kokusuyla doludur, Muhibbi (Kanuni) ansızın divane oldu, bu ne aşk, bu ne dert, bu ne huydur? (Hürrem Sultan’a atıf şiirlerinden biri)

Bir sapkın Divanımıza gelir ve Peygamberimiz Hazretlerinin yüksek şanına gölge düşürür, saçma sapan konuşmaya cüret eder ve saçmaladığı delillerle ispat edilip susturulamaz, çıkar gider. Buna sebep nedir?

Hayreddin! Seni Fransızlara yardım etmek ve İspanya üzerine yüklenmek üzere başkomutan yapıyorum. Bu seferki vazifen çok ağırdır. Çünkü Fransızlardan başka Akdeniz’de kimlerin donanması varsa, onlara meydan okuyacaksın. Kapıkulundan gerekli sayıda tüfekçiden başka, sana istediğin kuvvetleri de vereceğim.

Bu, harp demektir! Biz hakareti sineye çekecek kudretsizlerden, tabansızlardan değiliz. Tez zafer hazırlıkları tamamlansın. Belgrad Kapısı’nı kırmaya andımız vardır.

Ey Fransa Kralı Fransuva! Sefir-i Kebirimden aldığım mazhara göre haberim oldu ki, memleketinde dans namında Ala Mele-İnnas Fuhşiyyat ve Lubiyat yapıyormuşsun. İş bu Name-i Humayunumun eline vusulünden itibaren bu rezalete son vermediğin takdirde, Ordu-yu Humayunumla gelip seni kahretmeye muktedir olurum.

Güç ve yiğitliğin leoparı, cesaret ormanının kaplanı, iman gücüyle dolu bir yiğit, topraklarımızı geri alan aslan, tüm güçlerin okyanusunun paha biçilemez incisi, inancın savunucusu, vezir-i azamım, beylerbeyim İbrahim Paşa.

İnançlı tebaamıza yönelik süregiden soygunlar ve devletimize yönelik hakaretleriniz, bize Rodos adasını ve kalesini teslim etmenizi istemekten başka çare bırakmıyor. Eğer buna uyarsanız yedi kat göğü ve yeri yaratan Allah, altı ve yirmi bin peygamber ve göklerden gelen Hazreti Muhammed ve dört halife adına yemin ederiz ki; adadan serbestçe göçmenize müsaade edilecek ve orada kalmak isteyenlerin kılına zarar gelmeyecektir. Lakin emirlerimize derhal itimat gösterilmezse, hepiniz korkunç kılıcımızla paramparça edileceksiniz ve Rodos’un kuleleri, kalesi ve surları yer ile yeksan edilecek. Ne seni, ne de erlerini aklımdan çıkarmadığımdan kuşkunuz olmasın.

Kâfirin tedbiri bizi yolumuzdan çeviremez. Rodos illa alınacaktır. Yiğitlik bu mudur? Niçin gayret göstermezsiniz? Rodos şiddetli topçu ateşi ve hücumlarımız karşısında hala ayakta sallanıyor da neden bir türlü düşmüyor?

En iyi Yavuz Sultan Selim Sözleri

En iyi Yavuz Sultan Selim Sözleri

En iyi Yavuz Sultan Selim Sözleri, Yavuz Sultan Selim Sözleri, Anlamlı Yavuz Sultan Selim Sözleri, Mantıklı Yavuz Sultan Selim Sözleri, Yavuz Sultan Selim

En iyi Yavuz Sultan Selim Sözleri
En iyi Yavuz Sultan Selim Sözleri

Ben devletime isyan edenlerle uğraşıyorum. Devletime isyan eden kişi oğlum Süleyman da olsa kellesini alırım.

Devletleri yıkan tüm hataların altında nice gururun gafleti yatar.

O’nun aşkı ile gönlü mahzun olan her sine ne bahtiyardır! Mustafa(s.a.v.)’nın yoluna kurban edilen can, ne aziz bir candır!

Biz bunca meşakkate alkış uğruna katlanmadık, halis niyetimiz rızayı ilahidir.

Her dertli, mihnete tahammül için biraz gönlünde kuvvet buluyorsa bu kuvvet Mustafa(s.a.v.)’dan gelir. Onun için her dertli O’na minnettardır.

Cesaret insanı zafere, kararsızlık tehlikeye, korkaklık ise ölüme götürür.

Ümit eliyle Mustafa(s.a.v.)’nın eteğine yapışan herkes güneş gibi ayağını feleğin üstüne başar.

Âlimlerin bindiği atın ayağından üstümüze sıçrayan çamur, şerefimizdir.

Ben Allah’ın (c.c.) emirlerini yerine getirmek, zulüm görenlere yardım etmek için zırh giydim, kılıç kuşandım.

Ümit sabahı Mustafa(s.a.v.)’nin güzel yüzüdür. Gayıp sırları O’nun ârif olan gönlünden doğar.

Gönlünü ve canını O’nun aşkına veren kimse ne kahramandır! Düşüncesi daima Mustafa(s.a.v.) olan kimse ne huzur ve rahat içindedir.

Güneş Mustafa(s.a.v.)’nın yüzünün aynasının bir aksidir. Her iki âlem, Mustafa(s.a.v.)’nın bir kılına bağlanmıştır.

Ey gönül! Başkasından yardım ve dostluk umarak yaşama, düşmandan da korkma! Devlet ve saltanat ancak ALLAH(c.c.)’ın verdiğidir.

Ümmetlerin cevahir madenlerinden çıkardıkları bütün lâ’l ve inciler Mustafa(s.a.v.)’nin (gazada kırılan) tek inci dişinin diyetidir.

O peygamberlerin padişahıdır. Diğer peygamberler O’nun ordusudur. Yaradılıştan maksat O’dur. Bu kevn-u mekân O’ nun yüzü suyu hürmetine yaratılmış bir tufeyldir.

Kılıcımız parladıkça düşmanın gözü ondan ayrılıp bizi göremez. Ama Allah esirgesin, bir gün paslanır da yaltırıklanmazsa düşman bizi görmek değil, bir de tepeden bakar.

Vükela (vekillerin) ve ümeranın (amirlerin) süslü elbiseler giymesi padişahlarına tâzimden ileri gelir. Biz ALLAH(c.c.)’tan başka kime tâzime mecburuz ki bu külfeti ihtiyâr edelim? Bizim padişahımız ALLAH(c.c.), vücudu saran elbiseye değil, içindeki imâna bakar.(Sade giyinmesinin nedeni sorulduğunda)