Van Depremi Alakalı Dini Hikaye, Tamamen Gercek Dini Hikaye | KapmuSSohbet Blog

Van Depremi Alakalı Dini Hikaye, Tamamen Gercek Dini Hikaye

Van Depremi Alakalı Dini Hikaye, Tamamen Gercek Dini Hikaye

Van Depremi Alakalı Dini Hikaye, Tamamen Gercek Dini Hikaye, Bir Gencin Başından Gecen gercek Bir hikaye, Diyarbakırlı Gencin Gercek Olan Hikayesi, Dini Hikayeler

 

 

 

Van Depremi Alakalı Dini Hikaye, Tamamen Gercek Dini Hikaye

Van Depremi Alakalı Dini Hikaye, Tamamen Gercek Dini Hikaye

 

 

Diyarbakır’da üniversite okuyan İstanbullu Deniz Gökçenlik namaz kıldıktan sonra bir rüya gördü. Bir evi, bir göçüğü gördü. Ve göçüğün altında kalan insanları… Çok etkilendi, o rüyaya inandı ve kararını verdi, daha önce hiç gitmediği Van bölgesine gidecekti.
Uzun ve maceralı bir yolculuğun ardindan soluğu Erciş’te aldı. Sivil savunma ekiplerine katıldı. Sokak sokak aramaya başladı rüyasında gördüğü evi. Bulduğunda ise kötü bir haber aldı. “Biz buraya girdik, kimse yoktu” dedi ekipler. Yılmadı, “Allah aşkına girin, ses duydum” diye üsteledi ve yeniden arama yapıldı.O aramanın ardından ekipler de ses duydu.

 

 



 

 

 


Hemen çalışmalar başladı ve enkazın altından 35 saat sonra bir mucize çıktı. Hamile bir kadın ve 2 çocuğu!

Diyarbakır Üniversitesi Kuaförlük bölümünü okuyan İstanbullu Deniz Gökçenlik, namaz kıldığı sırada gördüğü rüyada, Erciş ilçesinde bir binanın enkazını yaşayan insanların olduğunu fark etmesiyle yola koyularak hayatında hiç görmediği Erciş’e geldi. Gökçenlik, rüyasında gördüğü binayı bulduktan sonra binada çalışma yapılan iş makineleri durdurarak, binanın içerisinde hamile olan anne Derya, kızı elif ve oğlu Özer Coşkun’un canlı kurtulmasını sağladı.
Erciş’e otostop yaparak ulaşan üniversite öğrencisi Deniz Gökçenlik, “Ben Diyarbakır’da öğrenciyim. Aslen İstanbulluyum. Dün akşam Van’da çok büyük bir deprem olduğu haber aldım. Uyuyamadım, öğretmene haber verdim, ben Van’a gidiyorum diye. Van’da hiçbir tanıdığım yok, hiçbir arkadaşım yok. Van’a da ilk defa geliyorum. Hiçbir kuruluşa da üye değilim. Buraya geldim ve sivil savunma ekiplerini buldum. Ben gönüllüyüm ve tamamen sivilim dedim. İstanbullu olduğumu, Diyarbakır’da okuduğumu ve çalışmalara katılmak istediğimi söyledim. Tamam dediler. Ben de maskemi taktım. Yukarıya enkaza çıkmama izin vermediler bayanım diye. Buna rağmen yine yukarı çıktım ve ilk sesi ben duydum. Aslında ben gelmeden, Diyarbakır’da namaz kılarken gördüm buraya geldiğimi ve burada biri olduğunu. Birilerinin canlı çıktığını namaz kılarken gördüm.

 

 

 

 

 

 

O yüzden geldim buraya. Enkazda bulunan bir deliğe sivil savunma ekipleri, 9 sefer gidip gelmişler ama ses alamamışlar. Biz buraya girdik ve ümidi kestik dediler ama ben ısrar ettim. Allah aşkına girin lütfen dedim çünkü ses duydum, benim yanımda birisi daha vardı. O da sesi duydu. Sesimizi duyuyor musunuz diye birkaç kez bağırdık. Sonra diğerleri de gelen sesleri duydular. Orda ses geldiğine karar verildi ve ses dinleme cihazı konuldu. Aşağıda birilerinin yaşadığına karar verildi. Bu yönden çalışmalar başladı. Daha sonra
3 kişi yaralı olarak kurtarıldı” diye konuştu. Enkazda elinde kazma ve kürekle çalışan Deniz Gökçenlik, elindeki Kuran’ı Kerim’i bir an olsun yanından ayırmadı.

Both comments and pings are currently closed.

Comments are closed.