Tagged: Aşk Mesajları

Sitem Mesajlar, Sitem Sözleri, Almanya Sohbet

Sitem Mesajlar, Sitem Sözleri, Almanya Sohbet

Sitem Mesajlar, Sitem Sözleri, Almanya Sohbet, En iyi Sitem Mesajları, Sevilen Sitem Mesajları, En Çok Aranan Sitem Mesajları, Aşk Mesajları

 

Sitem Mesajlar, Sitem Sözleri, Almanya Sohbet

Sitem Mesajlar, Sitem Sözleri, Almanya Sohbet

İnsan oğlunun bazen sabrı taşa biliyor. Sitem etmek hiç iyi bişi değildir. Bazen sabrın sınırınada geldğinde elde olmadan yapıla biliyor. Bazı insanlar adamı zıvaradan cıkara biliyolar. Yüzsüz insan aşırı çok melsef hayatlarımızda. Her neyse dostlarım sizlere en sevilen Sitem Mesajları toplayıp bir araya getirmiş bulunuyorum. İstediğiniz sözü alıp sevdikleriniz ile paylaşa bilirsiniz kolayca.

 

 

Gel diyemiyorum ama yine de bekliyorum!

Sen susunca çok yoruluyorum! Acaba neyi anlatmıyorsun.

Tek kişilik miydi bu şehir, sen gidince bomboş kaldı.

Anlatamıyorum ki ben derdimi, gözlerine bakıp konuşamıyorum ki.

Bazen çok seversin ve o ardına bakmadan çekip gider.

Beni çok çabuk unutmuş olabilirsin, olsun. Bilirsin severim balıkları.

Yanında olmayı geçtim, keşke biraz umurunda olsam.

Senin için değildi yaptığım onca şey, sadece sen zannettiğim kişi içindi.

Biri de çıkıp demiyor ki sen yalnız değilsin, ben varım.

Benden seni seviyorum dememi bekleme sevgili. Biz de zikir sessiz çekilir.

Beni ben yapan şeyler, seni sen yapmaya yetmeyebilir.

Velhasıl kelam hissettiğin kadar kalbinde söyleyemediğin kadar dilindedir.

Beni seviyor gibi yapmasaydın inan bu kadar üzülmezdim.

Merhaba sevdiğim. Ben sevmediğin bugün de mi geçmedim aklının o kıyılarından?

Ben yalnızca sevdiklerimden korkarım. Çünkü beni sadece onlar incitebilir.

Ya sevmelisin adam gibi rol yapmadan, ya da gitmelisin bu şehir bir intihara sahne olmadan.

Sonra birbirimize iyi geceler demeden uyumaya başladık. En acısı da buydu.

Bir dosta ve sıcak bir ele ihtiyacın olduğunda diğer elini tut. Kimseden fayda yok bu devirde.

Bazen sadece seninle konuşsun istersin. Ama o herkesle konuşur, sana susar.

Cömert olmayınca malın, vefa olmayınca arkadaşlığın, karşılık olmayınca aşkın bir hayrı olmaz.

Şimdi ne bugünsün ne de yarın. Olsa olsa sadece yarım. Ya da eksilen yanım.

Bu hayatı çekilmez yapan biz değil, sadece karşımızdakilerin vaat ettikleri yalanlara kapılmamızdır.

Dertlerin kalkınca şaha bir sitem yolla Allah’a görecek günler var daha aldırma gönül, aldırma.

Bana geleceksen her şeyinle benim olarak gel. Bir emanet gibi geldikten sonra, yanımda olmanın ne anlamı kalır ki.

Gitmek gerekir bazen fazla yormadan, daha çok bıktırmadan. Eğer vaktiyse ardına bile dönüp bakmadan.

Ben ne yaptım kader sana, mahkûm etti beni bana, her nefeste, bin sitem var, şikâyetim Yaradan’a, şikâyetim Yaradan’a.

Ne üzgünüm, ne de kırgınım. Yorgunum sadece. Kendime bile tahammül edemezken, nasıl katlanayım kendini bilmezlere.

Sensiz olmak mı zor yoksa senin bir yerde yaşadığını bilerek yaşamak mı zor bence seni sensiz yaşamak zor be sevgili.

Hani bırakmayacaktın ellerimi, hani gülecektik her acıya birlikte ey sevgili, şimdi kollarım boş soğuk ve sessizim sensiz.

Sensiz geçen zamanda ilerliyorum bir başıma ve yokluğun yanı başımda yaşlı gözlerle bakıyorum fotoğraflarına bu soğuk odamda.

Batık bir gemiymiş aşk limanında. Kader bu deyip de avutma beni ayrılık kapımızı çaldı sonunda senden son dileğim unutma beni.

Hem yıllarca oyna gönül sahnemde hem perdeyi kapat en mutlu demde sitem oklarına hedef sinemde açtığın yarayı sar da öyle git.

Hayatta gözyaşlarımı hak edecek bir insan görmedim. Ya benim gözyaşlarım gereksiz, ya da uğruna gözyaşı döktüğüm insanlar değersiz.

 

 




 

Ne azap, ne sitem bu yalnızlıktan, kime ne, asılmaz duvar bendedir, süslenmiş gemiler geçse açıktan, sanırım gittiği diyar bendedir.

Ben gelmeden evvel nasıldın, nasıl? Simdi kovuyorsun, bitti o fasıl. Ahde vefa yok mu, bu mudur usül? Yüreğin attıkça beni hatırla!

Keşke sen ben olsan ve doyasıya sevmenin ne kadar zor olduğunu anlaşan, keşke ben şen olsam ve böylesine sevilmenin tadını çıkarsam…

Ben gelmeden evvel nasıldın, nasıl? Simdi kovuyorsun, bitti o fasıl. Ahde vefa yok mu, bu mudur usul? Yüreğin attıkça beni hatırla!

Madem kovdun; gidiyorum bak; hadi; hesap et; kim kimin hakkını yedi? Bu rahatlık size gökten inmedi, yan gelip yattıkça beni hatırla!

Ne azap, ne sitem bu yalnızlıktan, kime ne, asılmaz duvar bendedir, süslenmiş gemiler geçse açıktan, sanırım gittiği diyar bendedir.

Bugün seni seviyorum, yarın da bir neden bulur severim. Daha sonra seni yeniden keşfeder yeniden severim. Benim senden başka işim yok ki…

Yâr yâr! Seni kara saplı bir bıçak gibi sineme sapladılar, değirmen misali döner başım, sevda değil bu bir hışım, gel gör beni darmadağın…

Aşkın bitmiş olsa da hiç sevmesen de beni çok aldattın hoş görmesem de bir şeyler bulmuştum ben o sevginde bekliyorum bir gün dönersin diye.

Güller anlatsın sana olan sevgimi, güller anlatsın yalnızlığımı, çaresizliğimi? Yavaş yavaş eriyen yüreğimi güller anlatsın ben anlatamadım?

Bir zamanlar ardından bakar ağlardım şimdi dönüp ardıma bile bakmam. Bir zamanlar uğruna dünyaları yakardım şimdi şerefsizim kibrit bile çakmam.

Madem gidiyorsun bura son durak ne adres, ne mektup, ne resim bırak, kendinden bir parça bir cisim bırak, saçından birkaç tel ver de öyle git.

Aşkımız şu üzerine yazılan bir masaldı, göz kırpımı kısalığında kelebeğin ömrü uzunluğundaydı. Kalbimizde bir ömür boyu çekeceğimiz yaralar bıraktı.

Bekleyiş bir özleyiş gönüldeki sitemli bir süsleyiş bin bir hisle sevmeli neden o çok sevene unut bekleme derler oysa seven ümitsiz olsa da bekler.

Her şey bana seni hatırlatıyor sensiz geçen zamanı durdurmak istedim ama olmadı seninle olan günlerime dönmek için ama zaman bile sensizliğe katlanamadı.

Hayat akıp giderken avuçlarımdan eğilip yere toplayamıyorum yüreğimin kırıklarını şimdi sensiz gecelerde kayboldum hadi gel bul beni sevgilim.

Sensiz geçen günler bana acı dolu senin yokluğun sonum oldu gün doğmaz geceler olmaz oldu anladım ki bu hayat sensiz yaşanmaz oldu. Neredesin ey sevgili.

Yüreğimde müebbet aşkın emaneti… Gönlüm kırgın ve yaralı… Seni unuttum sanma bu gönül hala sana sevdalı ama bu yürek seni aramayacak kadar delikanlı…

Dünya döndükçe sen hep bana dönmeye. Başını her yastığa koyduğunda beni görmeye. Her kahkahamda gözyaşı dökmeye. Ben yaşadıkça sen ölmeye mahkûmsun.

Seni sevdim delice, her gece soruyorum kendime ya biterse diye, bitse de sevgin saygı duyarım gönlüne, üzülürüm sana böyle sevgili bulamazsın bu tarihte!

Ay doğarken bir soğudun arkasından, gül yüzünde şişli bir esintiyle, akşamın göçüsüne hüzün serperek ve yağmurdan geceye perdeler çekerek beni düşün unutma…

O artık benim için bir ölüdür demişsin seni bunca sevene acı bir sitem mi bu ayrılıklar içinde taş mı kesildi kalbin hiç unutmam dediğin günleri unuttun mu?

Benim kalbimi kırmak suya yazı yazmaya benzer, kırılan kalbimi düzeltmek gece doğan güneşe benzer. Sen o suya yazı yazmayı başardın şimdi güneşin doğmasını bekle.

Gül filizlendiği günden itibaren güneşe âşıktır. Her ne kadar güneş her gece ayın görkemine kanıp gülü bıraksa da gül binlerce yıldıza kanıp güneşi aldatmazmış.

Karşılık beklemeden, sitem mitem etmeden razı olup her şeye, kapris mapris demeden sabah akşam gece gündüz hiç şikâyet etmeden, kulun oldum kölen oldum hiç başına kakmadan.

Bir gün hayatın bütün güzelliklerinden vazgeçip ölüme sessiz sedasız gitmek istersen, yanıma gel ki sana sensiz yaşamanın, sensiz olmanın ölüm olduğunu göstereyim…

Bana bir günün yirmi dört saat, bir saatin atmış dakika ve bir dakikanın atmış saniye olduğu öğretildi ama sensiz geçen bir saniyenin sonsuzluk kadar uzun olduğu öğretilmedi.

Sen bilirsin her gün birinin hayaliyle yaşamayı aldatılmanın acısını sevdiğinin başkasının olmasını senin yerine başkasına aşkım demesini sen ne bilirsin sevgilim deli gibi sevmesini…

Alsalar da şu yaşla dolu gözlerimi yerlerinden… Çalsalar da haberim olmadan seni kalbimden. Eğer unutacaksa bu can çıkmasın bedenimden. Ölürsem söyleyin mezarıma gelmesin o sevmeyi bilmeyen.

Aramıza yollar, yabancı kollar, zor yıllar girdi, ümitlerimi, saf sevinçlerimi derken seni kaybettim bir iki sözle bir kaç şarkıyı, adaletsiz yargıyı birde bu talihsiz yazgıyı kalbime kaydettim.

Sakın sevme beni. Arkadaş kalmak daha iyi… Hiç başlamayalım bak. Güzel günler olacak tamam eğleneceğiz kampussohbet.net ama sonumuz yine aynı olacak. Sevgin bitecek. Gerek yok ağlamaya. Acıya gerek yok kısacık ömrümüzde. Anlıyorsun değil mi?

Ayrılığın resmini çizdim sarı odalara, yüreğimi soğuttum zemheri ayazında. Sonra uzun uzun rüzgârın gülüşünü seyrettim çaresizce. Ve gecenin en koyulaştığı yerde ölümü kucakladım masmavi yüreğimle…

Kamyoncu Mesajları, Kamyoncu Sözleri, Gebze Sohbet

Kamyoncu Mesajları, Kamyoncu Sözleri, Gebze Sohbet

Kamyoncu Mesajları, Kamyoncu Sözleri, Gebze Sohbet, Kamyoncu Sözler, Kamyoncu Lafları, Güzel Sözler, Aşk Mesajları

 

Kamyoncu Mesajları, Kamyoncu Sözleri, Gebze Sohbet

Kamyoncu Mesajları, Kamyoncu Sözleri, Gebze Sohbet

Kamyoncu arkadaşlarımızın ne kadar değerli arkadaşlar olduğunu sizlerde çok iyi biliyorsunuzdur arkadaşlar. Onların sayesinde yediklerimiz, içdiklerimiz vede giydiklerimizdir. Onlar taşımakda tüm malzemeleri ilden ile yada ülkenden ülkeye. Kıymetli arkadaşlarımızdır kamyoncular. Kamyoncu Sözleri sizler için toplayıp bir araya getirmek istedim. Umarım beğenirsiniz arkadaşlar.

 

 

Yapma bana naz veririm sonra ara gaz.

Vallahi miras değil kendi paramla aldım.

Neskafe bile üçü bir arada biz hala yalnızız.

Vatan için gidiyorum senin için döneceğim.

Bizim bileğimiz kadar yüreğimizde güçlüdür.

Ömrümü yıllara değil, vefasız yollara verdim.

Sen evimde güzel bir eş, ben yollarda çilekeş.

Hatalı sollama yapma rahmetli de iyi sollardı.

Yollar kamyonuma hasta, ben sana hastayım.

Şoförsen yüklen gaza, seviyorsan gelme naza.

Bir ömür gidelim dedin de mazot mu yok dedik.

Öyle bir sihirbazsın ki beni bile kaybettin gülüm.

Karı dırdırı, çocuk vır vırı yok yollardan durgunu.

Ya çık karşıma ez beni ya da çık kenara izle beni.

Seni sevmek ibadetim ama sevemem cenabetim.

Gökyüzünde bir yıldız olsaydım ilk sana kayardım.

Rampada yavaşlarım, geçme beni ileride haşlarım.

Bizde sevdik, ama sevmeyi bilmeyene denk geldik.

Hiçbir tabelada yazmaz mutluluğa ne kadar kaldığı.

Azrail bile ayağıma gelecekse sen neyin tribindesin.

Kamyonum çeker yirmi ton gönlüm ister Paris Hilton.

Çekemeyen anten taksın, hatalıysam aramızda kalsın.

Bu yazıyı okuyabiliyorsan baya yaklaşmışsın demektir.

Şehirlerde olmasa da lastik izimiz, ara yolları iyi biliriz.

 

 



 

 

Şoförlük direksiyonla gelişir, kalp sevmekle olgunlaşır.

Sana gelmediğim gün, sanayiye gittiğim gündür gülüm.

Selektör yapma, zamanı gelince sana da yol vereceğim.

Birazdan beni geçeceksin ama ileride pişman olacaksın.

Kamyoncuyum diye hor görme, yükümüz sevgi yüküdür.

Önümden kızlar geçer kamyonum da benim gibi iç çeker.

Direksiyonun ustayım, o kahverengi gözlerinin hastasıyım.

Ben seni İstanbul boğazında değil Ankara ayazında sevdim.

Senin için ölmek mühim değil de kefen giymek tarzım değil.

Sevme beni benim yok yerim yurdum tek derdim kamyonum.

Biz kimseyi yarı yolda bırakmadık onlar müsait bir yerde indiler.

Sevgim ol, kalbim ol, her neyim olursan ol ama göz yaşım olma.

Biz kimseyi yarı yolda bırakmadık. Onlar müsait bir yerde indirler.

Baba yorgun soldan sakin geç. Kamyoncu sözleri söyletme şimdi bana.

İleride güzel günler göreceğiz demişlerdi daha kaç kilometre gideceğiz.

BMW’miz yok ki manitamız olsun bizde kamyocuyuz kampussohbet.net yolumuz açık olsun.

Seni çekeceğime, el frenini çekerim, gönlüm yanacağına lastiklerim yanar.

Baba ben vatan borcumu ödemeye gidiyorum sende benim borçlarımı öde!

Bir elim direksiyonda bir elim viteste olduktan sonra ne kral tanırım ne de kural.