Türkiyenin En iyi KampuS Sohbet Yemek Tarifleri Sitesinde Siniz.

KampuSSohbet Blog Yemek TarifleriYemek Tarifleri

Sizlere birbirinden lezzetli bin bir cesit yemekleri sunuyoruz. Artık ne yapim derdinden sizleri kurtarıyoruz. Tüm dünya mutfaklarını sizlerin önüne döküyoruz..

KampuSSohbet Blog Yemek TarifleriYemek Tarifleri

Sizlere birbirinden lezzetli bin bir cesit yemekleri sunuyoruz. Artık ne yapim derdinden sizleri kurtarıyoruz. Tüm dünya mutfaklarını sizlerin önüne döküyoruz..

KampuSSohbet Blog Yemek TarifleriYemek Tarifleri

Sizlere birbirinden lezzetli bin bir cesit yemekleri sunuyoruz. Artık ne yapim derdinden sizleri kurtarıyoruz. Tüm dünya mutfaklarını sizlerin önüne döküyoruz..

KampuSSohbet Blog Yemek TarifleriYemek Tarifleri

Sizlere birbirinden lezzetli bin bir cesit yemekleri sunuyoruz. Artık ne yapim derdinden sizleri kurtarıyoruz. Tüm dünya mutfaklarını sizlerin önüne döküyoruz..

KampuSSohbet Blog Yemek TarifleriYemek Tarifleri

Sizlere birbirinden lezzetli bin bir cesit yemekleri sunuyoruz. Artık ne yapim derdinden sizleri kurtarıyoruz. Tüm dünya mutfaklarını sizlerin önüne döküyoruz..

 

Cilt için 20 Meyve Sağlıklı ve Parlaklık için

Cilt için 20 Meyve Sağlıklı ve Parlaklık için,

Cilt için 20 Meyve Sağlıklı ve Parlaklık için, Ciltde iyi Gelen Meyveler, 20 meyve Sağlık için, Cilt için 20 Meyve, Ciltde Hangi Meyveler iyi Geliyor

 

Cilt için 20 Meyve Sağlıklı ve Parlaklık için,

Cilt için 20 Meyve Sağlıklı ve Parlaklık için,

Dostlar çok faydalı süper 20 meyve sunuyorum sizlere. Özelikle cilt için çok faydalıdırlar. Sağlık ve Parlıklık acısından çok faydalıdırlar. Rahatlıkla tükete bilirsiniz.  Cilt için 20 Meyve Sağlıklı ve Parlaklık için nelerdir kısaca anlatıcağım sizlere.

 

Zaman zaman cildimizin solgun, sivilceli ve renk değişimleri bulunan bir hale dönüştüğüne şahit olabiliyoruz ve cildimiz bununla aslında bize bir acil durum çağrısı gönderiyor. Cildin vücudun en dışında bulunması onu kirliliğe, toza, radyasyona ve kimyasallara maruz bırakıyor ve bu durum tüm hasarı onun görmesine sebep oluyor.

Özellikle kötü bir yaşam tarzına sahip olanlar ve kirliliğe maruz kalanlar için cilt bu işin kurbanı oluyor. Ayrıca kötü beslenme ve kötü cilt bakımı da doğuştan şanslı değilseniz cildinizin ciddi anlamda hasar görmesine sebep oluyor. Cildi yenilemenin en iyi yollarından birisi ise meyve tüketmek ve meyve maskeleri ile cildin yenilenmesine yardımcı olmak.

Hangi meyveleri tüketmek gerektiğini merak ediyorsanız sizler için onları bir araya getirdik.

 

Limon

Limon doğal bir beyazlatıcıdır ve aynı zamanda bol miktarda C vitaminine, antioksidana sahiptir ve toksinlerin atılmasına yardımcı olur, cildi güneş ışınlarının hasarından ve renklenmelerden korur. Özellikle ciltte renk farklılıkları, siyah noktalar, akne izleri ve keratinleşme mevcutsa, limondan faydalanabilirsiniz.

Salatalarınıza limon suyu ekleyebilir, limon, su ve balı karıştırarak her sabah aç karna tüketebilir, onu hindistan cevizi yağı gibi taşıyıcı yağlar ile karıştırıp cildinize uygulayabilir ve sonra durulayabilir, ayrıca şekerle karıştırdıktan sonra keratinleşme ve renk farklılığı olan bölgelere sürerek bu duruma engel olabilirsiniz.

 

Papaya

Papayada A, C ve B vitaminleri, folat, bakır, potasyum ve magnezyum gibi mineraller bol bulunur. Ayrıca enzimler açısından zengindir ve mantar, bakteri ve virüs karşıtı özellikler gösterir. Papaya tüketerek kabızlıktan da kurtulabilirsiniz ve kabızlık aslında kötü cilt sağlığının temel sebeplerinden birisidir. Egzama, isilikler, tüberküloz gibi rahatsızlıklara da iyi gelir. Uzmanlar papayanın yaraları iyileştirmek ve cilt ülserleri konusunda da etkili olduğunu belirtiyorlar.

 

Avokado

Avokado sağlıklı yağlar, lifler, E, A, C, K ve B6 vitaminleri, niasin, folat ve pantotenik asit bakımından zengindir ve antioksidan özellikleri sayesinde vücudu DNA hasarından korur. Avokado tüketmek sağlıklı bir yaşlanmaya imkan tanır ve UV radyasyonundan da cildi korur. İçindeki sağlıklı yağlar sayesinde cildin esnekliği korunur, inflamasyonlar azalır ve yaraların iyileşmesi kolaylaşır.

 

Portakal

Bu tatlı, sulu ve etli meyvenin rengi ve kokusu dahi tazeliği simgeler. Portakal da limon gibi C vitamini bakımından çok zengindir ve bu nedenle antioksidan özellikler gösterir. Yani oksidatif hasardan DNA’yı koruyabilir ve inflamasyonları azaltır, kolajen sentezine katkıda bulunur.

 

Karpuz

Karpuz cilde çok iy gelmektedir ve bol sulu olması sayesinde onu beslemektedir. Ayrıca C, B1 ve B6 vitaminlerine, karotenoidlere, flavonoidlere ve likopene sahiptir. Karpuzda hiç yağ bulunmamaktadır ve kolesterolsüzdür. Likopen içeriği sayesinde serbest radikallere karşı gelir ve cilt hasarını önler. Su içeriği sayesinde toksinlerin atılımı mümkün olur ve bağırsak hareketleri de iyileşir.

 

Salatalık

Salatalık daha yemeden kendinizi iyi hissetmenize yardımcı olur. Karpuz gibi o da bol miktarda suya sahiptir ve vücudun serinlemesini sağlar. Ayrıca antioksidan özellikler gösterir ve kabuğunu soymazsanız K ve C vitaminlerinden de faydalanabilirsiniz. Bilimadamları salatalığın cilt beyazlatma ve kırışıkları azaltma konusunda da etkili olduğunu belirtiyorlar.

 

Mango

Bu tatlı ve etli meyve, A, E, C ve K vitaminlerine, flavonoidlere, polifenollere, beta-karotene ve zantrofillere sahiptir ve böylece cildin yenilenmesine yardımcı olur, DNA hasarını engeller ve inflamasyonları sonlandırır. Şeker ve lifler bakımından da zengindir ve kabızlığı önler. Mango kozmetik ürünlerinde de bol miktarda kullanılmaktadır.

 

 

 

 




 

 

 

 

Nar

Güneşe ve kirliliğe bol miktarda maruz kalıyorsanız, nar kesinlikle işinize yarayacaktır çünkü C ve K vitaminleri, folat, kalsiyum, magnezyum, fosfor ve potasyum gibi mineraller bakımından çok zengindir. Meyve kısmındaki tohumlar antioksidan doludurlar ve böylece cildin UV ışınlarından korunumu mümkün olur.

 

Muz

Muz en sevilen meyvelerden birisidir ve bilhassa kabuğunun sivilce izlerine sürülmesi, izlerin ortadan kaldırılmasını sağlar. Muz A, C, K ve E vitaminleri ile folat bakımından zengin olduğu gibi, lifler ve mineraller bakımından da çok zengindir. Doğal bir nemlendirici, antioksidan ve mikrop karşıtıdır.

 

Elma

Elma A ve C vitaminleri bakımından zengindir ve ayrıca lifler, potasyum, kalsiyum ve magnezyum bakımından da iyidir. Antioksidan özellikleri sayesinde serbest radikallerin verdikleri hasardan bizleri korur. Elmanın kabuğunda da bol miktarda antioksidan bulunduğu tespit edilmiştir.

 

Bektaşi Üzümü

Bektaşi üzümü C vitamini bakımından çok zengindir ve antioksidan özellikler gösterir. Ayrıca iyi bir anti-inflamatuvardır, yaraların iyileşmesine yardımcı olur ve mide-bağırsak yollarını rahatlatır. Bunun yanında prokolajen üretimini de arttırmaktadır.

 

Çilek

Cildi sivilceye yatkın olanlar, çilekten faydalanabilirler çünkü çilek C vitamini ve alfa-hidroksi asit bakımından zengindir ve bu asit bilhassa kremlerde sivilce karşıtı olarak kullanılmaktadır. Ellagic asit içeriği ise cildin güneşin ışınlarından korunmasını sağlar, kolajenlerin yok olmalarına engel olur ve kırışık oluşumlarını durdurur.

 

Kivi

Kivi de bol miktarda C vitaminine sahiptir ve cildi DNA hasarından korumaktadır. Ayrıca kolajen üretimini desteklemektedir ve kırışıklara engel olmaktadır.

Kayısı

Kayısı insan vücudunu oksijen radikallerinden ciddi anlamda koruyabilmektedir. A, C ve K vitaminleri ile folat bakımından zengin olan kayısı, aynı zamanda lifler bakımından da zengindir ve bağırsak hareketlerini destekler.

Üzüm

Hem kırmızı hem de yeşil üzümde resveratrol adlı bir antioksidan bol bulunmaktadır ve bu madde cildi kanser ve UV ışınlarından korumaktadır. Ayrıca C ve K vitaminleri ile folat açısından da zengin olan üzümde, kalsiyum, potasyum ve fosfor mineralleri de bol bulunmaktadır. Üzümün çekirdeği de iyileştirici özelliklere sahiptir.

Şeftali

Cildinizin parlamasını istiyorsanız bol bol şeftali tüketmeyi unutmamalısınız. Şeftalide A, C, E ve K vitaminlerinin yanında mineraller ve lifler de bol bulunmaktadır. Bunlar iyi birer antioksidanlardır ve cildin hasar almasına engel olurlar.

Vişne ve Kiraz

Vişne ve kiraz gibi meyveler hem güzel bir tada sahiptirler hem de cildin tamir edilmesinde büyük rol oynarlar. Lifler bakımından zengin oldukları gibi A, C ve K vitaminlerini, folatı, mineralleri de temin ederler. Bu meyvelerin antioksidan ve anti-inflamatuvar özellikleri de çok yüksektir.

Kavun

Kavun lifler, A, C ve K vitaminleri, folat, potasyum, magnezyum, fosfor, kalsiyum ve sodyum bakımından zengindir ve tüketilmesi de oldukça keyiflidir. Antioksidan ve anti-inflamatuvar özellikler gsötermektedir. Uzmanlar onun sedef hastalığı tedavisinde de kullanılabildiğini belirtmektedirler.

Ananas

Ananas hem proteinler bakımından zengindir, hem de lifler, vitaminler, folat ve mineral içeriklere sahiptir. İçeriğindeki bromelain adlı özel bir enzim, kanser ve inflamasyon karşıtı özellikler sergilemektedir. Yanmış cilde ananas sürmek, ölü hücreleri temizlemek ve yaranın iyileşmesini hızlandırmak için kullanılabilmektedir.

Kuru Erik

Kuru erikte lifler, A vitamini, K vitamini, niasin ve mineraller bol bulunmaktadır. Lifli içeriği sayesinde kabızlıktan kurtulabilirsiniz. Ayrıca suyu da bağırsak hareketlerini iyileştirmektedir.

Akne oluşumunu azaltır – Çuha çiçeği yağı

Akne oluşumunu azaltır - Çuha çiçeği yağı

Akne oluşumunu azaltır – Çuha çiçeği yağı, Çuha çiçeği yağı, Çuha çiçeği yağı Faydaları, Çuha çiçeği yağı Nelere iyi Gelir, Çuha çiçeği yağı Nedemek

 

Akne oluşumunu azaltır - Çuha çiçeği yağı

Akne oluşumunu azaltır – Çuha çiçeği yağı

Kampus sohbet blog severler. Siz değerli takipcilerimize Çuha çiçeği yağı faydaları, Yararları vede yan etkilerini anlatmaya calışıcağız. Doğal bitkilerin hemen hemen hepsinin bir faydası olduğunu göre biliyoruz. Umarım sizlere sunduklarımız faydalı oluyordur sizlere. Doktorunuza danışmadan lütfen bişi kulanmayınız.

 

Yerli Amerikalılar ve Avrupalılar, doğu ve orta Kuzey Amerika’da yetişen bir kır çiçeği olan çuha çiçeğini yemek için kullandılar. Çiçeğin tohumları, yağları için toplanır ve soğuk sıkım yapılır. Daha sonra yağ, besin takviyesi kullanımı için kapsül haline getirilir, böylece insanlar çuha çiçeği yağından faydalanabilirler. Yağ, hücre zarları ve çeşitli hormonlar ve hormon benzeri maddeler için yapı taşları sağlayan esansiyel yağ asitleri bakımından yüksektir.

 

Esansiyel yağ asitleri insan sağlığı için gereklidir, ancak vücut bunları yapamaz, gerekeni yiyeceklerden almanız gerekir. Omega-3 yağ asitleri ile birlikte, omega-6 yağ asitleri, beyin fonksiyonlarında ve normal büyüme ve gelişmede önemli bir rol oynar.

 

Vücudunuzun omega-3 ve omega-6 gibi sağlıklı yağ asitleri dengesine ihtiyacı vardır. Tüketilen esansiyel yağlar emilimi yavaşlatır, böylece açlık hissetmeden daha uzun süre tok kalabilirsiniz; aynı zamanda yağda çözünen A vitamini, D vitamini, E vitamini ve K vitamini için taşıyıcı görevi görürler. Karotenin A vitaminine dönüşümü için bu yağlar gereklidir.

 

Çuha çiçeği yağı, bir dizi tedavi edici özelliğe sahiptir. Adet öncesi sendromu (PMS) ile ilişkili ağrının azaltılmasına yardımcı olduğu ve cilt tahrişlerini ve sorunlarını azalttığı bilinmektedir. Yağ ayrıca bir antienflamatuvar ajan olarak kullanılabilir ve otoimmün hastalıklar ile ilgili problemleri tedavi etmek için kullanılır.

 

 

Hormonları Dengeleyebilir

Tüm Dünyada kadınlar, esansiyel yağ asidi içeriği nedeniyle adet öncesi sendromu (PMS) belirtilerini tedavi etmek için kullanıyorlar. LA ve GLA gibi yeterli omega-6 yağ asitleri tüketiminin vücutta genel hormonal işlevi desteklediği gösterilmiştir. Kadınlar premenstrüel döneminde, meme hassasiyeti, şişkinlik, ödem, akne, depresyon, sinirlilik, düşünme zorluğu ve baş ağrıları yaşar. Bir çalışmaya göre, bu semptomları azalttığı bildirilmektedir.

 

Polikistik over sendromu (PCOS) en karmaşık ve yaygın olanlar sorunlardan biridir ve üreme çağındaki kadınlarda görülen endokrin bir bozukluktur. PCOS doğurganlığı etkiler ve özellikle tedavi edilmediğinde ciddi sağlık etkileri vardır. PCOS’un; adet düzensizliği, obezite, akne, saç dökülmesi, aşırı adet kanaması ve yumurtalık kistleri gibi belirtileri vardır.

 

Esansiyel yağ asitleri tüketmek, gebe kalmak için sağlıklı bir ortam oluşturur; kilo vermenize ve hormonların dengelenmesine yardımcı olur. Servikal mukus ve metabolik işlevi artırmaya yardımcı olur. Yumurtlama dönemine kadar, adet döngüsünün ilk gününde başlayarak, 1.500 miligram almanız önerilir.

 

Doğurganlığı Destekler

Amerika’da ve dünyada infertilite oranı artmaya devam ediyor. Modern dünyadaki toksinlerin bir çoğu vücudu kirletiyor ve doğurganlık, hamilelik ve çocuk doğurmak gibi değerli işlevleri tehlikeye atıyor. Bir omega-3 yağ asidi olan GLA’nın, servikal mukus üretimini artırdığı gösterilmiştir ve dolayısıyla infertiliteyi azaltmada etkili olabilir. Servikal mukus, spermin serviksten serbestçe yüzmesini sağlamak için hayati öneme sahiptir. Servikal mukus, az olursa veya hiç salgılanmazsa hamile kalmak zorlaşır çünkü spermler harekete geçmekte zorlanırlar.

 

Servikal mukusu artırmak için önerilen doz günde üç kez 500 miligram çuha çiçeği yağıdır. Günde 1,500 miligram aldıktan sonra sonuç alamıyorsanız, bir sonraki adet döngüsü sırasında dozu ikiye katlayın.

 

İçerisinde yüksek oranda bulunan esansiyel yağ asitleri, uterus hücreleri üzerinde de doğrudan bir etkiye sahiptir. Bu esansiyel yağ asitleri kas dokusunun daralmasına ve gevşemesine neden olur ve bu da rahim kaslarını gebeliğe hazırlanırken uyarır. Ancak uterusun kasılması sorun yaratabileceği için hamile olan kadınlar için kullanımı uygun değildir.

 

Bir hayvan çalışması, üreme performansı üzerindeki etkisini ölçmek için çiftleşme mevsiminde çuha çiçeği yağı verilen erkek ve dişi mavi tilkileri araştırmıştır. Sonuç olarak; erkeklerin tedavisinin bir etkisi olarak üreme organının boyutunda bir artış yaşanmıştır. Bu, semen kalitesi üzerinde de bir etkiye sahip olduğunu gösterebilir.

 

 

 

 




 

 

 

 

 

Akne Oluşumunu Azaltır

Hormonal akne, birçok insan için, özellikle de ergenlik döneminde hormon dalgalanmasıyla uğraşan gençler için sıkıntı verici olabilir. Hormonal dengesizlik hem gençler hem de yetişkinlerde akneye yol açabilir ve birçok insan aknenin doğal olarak tedavi edilebileceğini düşünmez. Bu özellikle kadınlar için geçerlidir çünkü düzenli olarak hormon dalgalanmalarına maruz kalmaktadırlar.

 

Hormonal akneyi tedavi etmek için, sorunun köküne inmek gerekir: Hormonal dengesizlik. Topikal tedavi sizin için işe yaramaz. Sadece zaten var olan sivilcelere ya da yara izlerine etki edebilir. Çuha çiçeği yağında bulunan omega-6 yağ asitleri, hormon seviyenizi düzenleyip hormonal akne sorununuzu tedavi etmenize yardımcı olur. Bu yağ asitleri ayrıca hücre yapısında, sinir fonksiyonunu iyileştirmede ve cilt elastikiyetini artırmada da rol oynarlar.

 

Hormonal akne için; her gün bir kapsül alabilirsiniz. Yağı yüzünüze doğrudan uygulayabilirsiniz. Bunun iyileşme sürecine yardımcı olduğu ve cildinizin genel görünümünü iyileştirdiği bilinmektedir.

 

Saç Dökülmesini Azaltır

Erkekler de kadınlar da saç dökülmesiyle mücadele ederler ve bazen bu sorunu diyet veya takviyelerle önlemek en iyi çözümdür. Saç söz konusu olduğunda, hormonlar önemli bir rol oynar. Erkeklerde saç dökülmesinin hormonal nedeni saç foliküllerinin DHT (5α-Dihidrotestosteron) adı verilen bir hormona olan duyarlılığından kaynaklanmaktadır. DHT, foliküllerin büzülmesine ve saç üretiminde azalmaya neden olan bir erkek androjen hormonudur.

 

Normal süreçte, saç dökülür ve aynı folikülden bir kıl büyümeye başlar, ancak DHT yüksek olduğunda, saç uzaması azalır. Kadın saç dökülmesi genellikle yüksek stres düzeylerine, hormon dengesizliğine, tiroid durumuna veya toksik maruziyetine bağlıdır.

 

Bu yağın içerisindeki temel omega-6 yağı GLA, saç dökülmesine karşı mücadelede oldukça etkili olabilir. Günde iki kez 500 miligram almayı deneyin. Sonuçları altı ila sekiz hafta içinde görmeye başlayacaksınız.

 

Ayrıca saçınıza da sürebilirsiniz veya şampuanınıza ekleyebilirsiniz. Maryland Üniversitesi’nde yapılan bir çalışmada, saç dökülmesi sorunu yaşayan 86 kişinin kafa derisine esansiyel yağlarla masaj yapıldı. 7 ay boyunca bu prosedür devam etti. Sonunda, günlük olarak esansiyel yağ kullananlarda önemli ölçüde yeni saç oluştuğu görüldü.

 

 

Cilt Hastalıklarını İyileştirir

Egzama, sedef hastalığı ve atopik dermatit gibi cilt rahatsızlıkları olan kişiler için değerli bir tedavi seçeneği olduğunu kanıtlamıştır. Uluslararası Kozmetik Bilimi Dergisi’nde yayınlanan çalışmalar, cilt dokularında yaşa bağlı yapısal ve fonksiyonel değişikliklere yardımcı olabileceğini göstermiştir.

 

Egzama genellikle, gıdalara, kimyasallara veya parfüm veya sabun gibi diğer maddelere karşı alerjik bir tepkiye neden olur. Araştırmalar, egzamadan şikayetçi olan kişilerin yağ asitlerini işlemek için normal yeteneğe sahip olmadığını göstermektedir. Bu, gamma-linolenik asit veya GLA eksikliğiyle sonuçlanır. Çalışmalar, kaşıntı, kızarıklık ve ödem dahil olmak üzere birçok egzama semptomunun giderilmesinde oldukça etkili olduğunu kanıtlıyor.

 

Yan Etkileri

Önerilen dozlarda kullanıldığında genellikle güvenlidir. Bildirilen yan etkiler nadir ve hafiftir ve bulantı, mide ağrısı ve baş ağrısı ile seyreder. Mide ağrısı ve ishal, dozun çok yüksek olduğu anlamına gelebilir.

 

Son araştırmalar, çok fazla omega-6’nın, prostaglandin üretimini engelleyebilecek bir dengesizlik yarattığını ortaya koymaktadır. Bu bozulma, kan pıhtıları, iltihaplanma, yüksek tansiyon, sindirim sistemi tahrişleri, depresif bağışıklık fonksiyonu, hücre proliferasyonu, kanser ve kilo artışı eğilimi ile sonuçlanabilir.