Güzel Sözler | KapmuSSohbet Blog

Category: Güzel Sözler

Yalnızlık Sözleri, Yalnızlık Mesajları

Yalnızlık Sözleri, Yalnızlık Mesajları

Yalnızlık Sözleri, Yalnızlık Mesajları, Anlamlı Yalnızlık Sözleri, Etkili Yalnızlık Sözleri, Düşündüren Yalnızlık Sözleri, En iyi Yalnızlık Sözleri, Güzel Sözleri

 

 

Yalnızlık Sözleri, Yalnızlık Mesajları

Yalnızlık Sözleri, Yalnızlık Mesajları

Arkadaşlar ben yalnız olmayı cok seven biriyim. Bazen yalnız olmak çok iyi oluyor kafa dinlenip! Direncli olunuyor. Tabi fazla yanlızlık iyi degildir. Yalnızlık ALLah (C.C.) mahsuzdur. Sizlere bu konuda sözler, mesajlar ayarladık. Yalnızlık Sözleri sizler için paylaşmış bulunuyorum.

 

İnsanları tanıdıkça yalnızlık güzelleşiyor.

Eski mesajları okudum, güya ölüm bizi ayıracaktı.

Yalnız olmak, sevgilinin olmaması değildir.

Ne güzel de gelmiyorsun. Yalnızlıktan ciğerim soldu.

Yalnızlık alır götürür, vay beni, yazık bana.

Yalnızlık paylaşılmaz, paylaşılınca adı yalnızlık olmaz.

Kalbin en dokunaklı halidir… Yârini özlemesi.

Yabancı bir şarkı gibiyim dinleyenim çok, anlayanım az.

Yalnızlık diş ağrısına benzer sancısı gece başlar.

Biriyle mutsuz olmaktansa yalnız mutsuz olurum daha iyi.

Yenildim! Aç kapını yalnızlığım, ben geri geldim.

Yalnızlığın en kötüsü seni anlamayanların arasında olmaktır.

Belki de adam gibi sevenlerin aldığı ödüldür yalnızlık.

Yağmurlar geldi sevgilim, sende gel. Sen olmazsan ben üşürüm.

Adam gibi sevenlerin aldığı en güzel ödüldür yalnızlık.

Seni beni ayrılıklara değil yalnızlıklara mahkûm ettin giderken.

Beni bulmak zor değil, yalnızlık de beni herkes gösterir.

Yalnız kaldıysam sebebi ben değil, dünyadaki sahte oyunculardır!

Yalnız, biri olsun isterken. Yalnız biri oldum istemeden.

Yorma kendini; bırak hayatına eşlik etmek isteyenler seninle gelsin.

Yalnızlığımın başladığı yerde, korkularım bitmiş demektir.

Yalnızlık çok şey öğretirmiş insana. Ama sen gitme ben cahil kalayım.

Ne zaman mutlu olmaya kalksam, otur diyor yalnızlığım, otur.

Sensiz mutluluğum yok dertlerim çok sensiz sevenim yok yalnızlığım çok.

Ölüm değil beni korkutan, beni korkutan sadece sensizliğin çığlıkları.

Yalnızlık okyanusunda kalan sevda yüklü bir sandalım hadi gel kaptanım ol.

Sensiz sebepsizim, sensiz nedensizim, sensiz yalnızlığıma yeminliyim.

Onunla mutluydum.  Ama belki o benimle değildi. Gitmekte haklıydı aslında…

Gökyüzünde yalnız gezen yıldızlar, yeryüzünde sizin kadar yalnızım.

Hayatta hiç kimse için ağlamaya değmez, ağlamaya değenler zaten ağlatmaz.

Keşke sevdiğim insanlar yalnızlığım gibi olsa bir ömür benimle kalsa!

Yalnızlığım yıllardır tanımadığım tarafımdı şimdi her sabah onunla uyanıyorum.

Yalnızlık sıkıştığın o küçük evinde vuruyor seni yalnızlık öldürüyor seni.

Utanırım söyleyemem yalnızlığımı kelimeler yetmiyor ki bu mu sevda dedikleri.

Hani derler ya yalnızım çok sıkıldım, aslında bilmezler en iyisi yalnızlıktır.

Bağırsam da duyulmaz sesim, isyan etsem de yalnızlığımla savaşırım sensizliğimde.

Tek başıma sensizliğe dayanmaya çalışırken teselli eden yalnızlığım oldu.

Sonunda yalnız kalacağımı bilseydim seni değil, hayallerle yaşamayı tercih ederdim.

Yalnızlıkta kaybolan rüyalarım gibi, geride kalan hayallerim vardı benim.

Şimdi artık yalnızım, ağlamak neye yarar? Zalimin zulmü varsa, sevenin Allah’ı var.

Gecelerin dili olsaydı yana getir konuşturdum ki seni için neler yaptığımı.

Evet, cimriyim doğru! Sevdiğimi kimseyle paylaşamam ben, Ya benimdir, ya benim.

Bu aralar ellerim hep üşür benim. Doktor ‘kansızlık’ der, ben ‘sensizlik’ derim.

Yalnızım diye üzülmüyorum. Çünkü biliyorum, yalnız insanın ihanet edeni de olmaz.

Seninle hayatta 2’miz vardık şimdi sen yoksun hayatta yalnızlığımla takılıyorum.

Felek gelir şaşı yapar melek gelir hava atar ben hayattan bıkmışım Azrail gelse ne yazar!

 

 

 

 




 

 

 

 

Sana doğru attığım her adımda, üstüme yıkılan duvarların altında kalmaktan bıktım.

Yalnızlık! Elinizden tutan birisinin olmaması değil. Hiç kimsenin yüreğinize dokunamamasıdır.

Ne diyordu şair; yıkıldı yolunu bekleyen şehir şimdi gelsen de bir, gelmesen de bir.

Her gecenin kucağında sana olan aşkımın ateşi alevlenir, gözyaşlarımla söndürmeye çalışırım.

İnsanlarla uzun süre yaşayamıyorum. Sonsuzluğun payından bana biraz yalnızlık gerek.

Sen gitsen de benden, ayrılsa da ellerin ellerimden, sen hep cennet gözlüm olarak kalacaksın.

İnsan çok yalnızken, bir tane daha kendinden doğuruyordu içinden “korkma” desin diye.

Eskiden karanlıktan korkar yağmurdan ürperirdim. Şimdi karanlık sırdaşım yağmur ise gözyaşım.

Bak sevgili akşam oldu! Ben yalnızım yine bu soğuk, sessiz ve sensiz şu karanlık sokakta.

Gel! Yaşamak olsan da gel, ölüm olsan da gel. Öyle bir gün gel ki; vazgeçmek mümkün olmasın.

Bakmayın etrafımda fazla insan dolandığına, sırılsıklam yalnızım aslında. Edip Cansever

Etrafımdaki herkesin birer yalandan ibaret olduğunu biliyorum. Bu yüzden yalnızlığımı seviyorum.

Hayatın bu sökülmüş, atılmış, kırılmış, dökülmüş hep paramparça yolun sonu bu yalnızlık.

Yalnızım hem de bir zamanlar senin yalnız olduğun benim fark etmediğim gibi, yalnızım ve çaresiz.

Yalnızlık, adını bile bilmediğim bir yabancıydı; bugünlerde ise onunla beraber uyanıyoruz.

İnsanlar hep birilerinin peşinden koşarlar, ama dönüp de kendi peşlerinden koşanlara hiç bakmazlar.

Aşk köprü kurmaktır. İnsanlar köprü kuracakları yerde, duvar ördükleri için yalnız kalırlar.

Ben bu yalnızlığıma sığdırabildiğim en büyük sır sendin ve sen yalnızlığımı yazdırabilen en harika şiir.

Bir gülüşün vardı beni hayata bağlayan, giderken en çok sözlerin oldu beni hayattan koparan.

Boş odamda yine ben ve sana bestelediğim şarkılarla baş başa kaldım ben yine sensiz ve yine yalnızım sevgilim.

Ellerinin sıcaklığı nerde, hani nerde gülen gözlerin, şimdi yalnızım şimdi sensiz bin parçayım.

Soğuktan üşümenin çaresi sobaya atılan iki odundur. Yalnızlıktan üşümenin sebebi terk eden bir odundur.

Kalbim ağrıyor seni andıkça, gözlerime vuruyor kalbimin ağrısı ağlıyorum ve ağladıkça sana lanet ediyorum.

Sonra bir yalnızlık çöker üzerine; kiremitlerin arasındaki derin boşluklara sığdırmaya çalışırsın geçmişini.

Yalnızlığım seni unutmayla bitecekse seni unutmak için kalbimi sökerdim ama benim kaderimde yazılı yalnızlık.

Bir yalnızlığıma sarılır ve ağlarım, gülerim sadece yalnızlığıma. Çünkü yalnızlık beni asla bırakmaz ve aldatmaz.

Bazen aşk gider. Ve sen yıllardır içinde yaşadığın yürekten, valizler dolusu anılarla kendi yalnızlığına taşınırsın.

Yalnızdım. Zaten her zaman yalnızdım. Bir süre onunla birlikteyken yalnız değilmişim gibi davranmıştım, ama öyleydim.

İnsanlar gelmeleriyle yalnızlıklarını dağıtanları severler, gitmeleriyle kendilerini yalnız bırakanlara aşık olurlar.

Yalnızlığımda çoğalıp, kalabalıkta eksiliyorum. Ve öylesine kalabalık ki yalnızlığım; ne yana dönsem sana çarpıyor.

Yalnız açığa çıkan ışığı görebiliyorsan, yalnız söylenen sözü duyabiliyorsan, ne görebiliyorsun ne de duyabiliyorsun.

Kalp midir insana sev diyen kampussohbet.net yoksa yalnızlık mıdır körükleyen? Sahi nedir sevmek bir muma ateş olmak mı yoksa yanan ateşe dokunmak mı?

Gün gelir ve anlar ki insan, yaşadığı her şey bir yalandır. Geriye vazgeçemediği bir aşk ve kabullenemediği bir yalnızlık kalır.

Sevdiğimden bu yana her acıyı tattım her çileye alıştım, yalnız senin yokluğuna alışamadım. Artık anlıyorum hasretten, gözyaşından başka bir şey vermemişsin bana.

Uzun Mesajlar Sevgiliye, Sevgilinize Uzun Mesajlar

Uzun Mesajlar Sevgiliye, Sevgilinize Uzun Mesajlar

Uzun Mesajlar Sevgiliye, Sevgilinize Uzun Mesajlar, Sevgilinize Uzun Smsler, Sevgilinize Uzun Sözler, Etkileyici Sevgilinize Uzun Mesajlar, Anlamlı Sevgilinize Uzun Mesajlar

 

Uzun Mesajlar Sevgiliye, Sevgilinize Uzun Mesajlar

Uzun Mesajlar Sevgiliye, Sevgilinize Uzun Mesajlar

Ne hoş ve mutluluk sevdiğinize bir cümlede olsa kurmak veya yolamak. Bir ufak tevesüm etdirmek için elinizden geleni yapmaya calışdığınıza eminim. Sizlerin işini kolaylaşdırmak için arkadaşlar. Hazır mesajlerı oluşdurmuş bulunuyoruz. Uzun Mesajlar Sevgiliye secmiş olduğunuzu rahatca yolaya veya paylaşa bilirsiniz.

 

Seviyorsundur artık. Yıllar böyle birbiri ardınca geçer ve gider usul usul. Hayali ile yaşamak zorundasındır hep. Sevemezsin kimseyi ondan başka, yüreğine başkası giremez artık. Çünkü bir tek o vardır orada ve sonsuza kadar da o kalacaktır bilirsin…

Beni benden iyi kim tanıyor deseler aynadaki yansımam derdim çünkü açmadım içimi senden başkasına hiç. Zamanla sanki hergün baktığım aynanın yerini sen aldın ve ben sana baktıkça kendimi gördüm. Ne zaman düşünsem seni, seni beni düşünürken buldum. Sen benim kadınım, sen canım baharım; değil mi ki seni sevmek ömür boyu, ben bu ömrü sensiz yaşarsam helaldir bana zindan kuyu.

Sadece sev dedi gözlerin, bense aşka müebbet yedim. Cezaysa bu bana başımla beraber.

Dünyada iki renk gül olsun, biri kırmızı diğeri beyaz. Sen beni unutursan kırmızılar solsun, ben seni unutursam beyazlar kefenim olsun.

Hep merak etmişimdir ben onu deli gibi severken acaba o beni benim kadar seviyor mu… Ne olur bana beni sevdiğini söyle ki kalbimin acısı bitsin çünkü acısı bana vuruyor.

Mutluluğa adım adım, her adımda senin adın.

Senden ne zaman ayrılacağı mı sorma, çünkü ne zaman öleceğimi bilmiyorum.

Seni kulağına gelen fısıltı kadar ve uzaktan duyduğun ses kadar çok seviyorum…..Ferhat… Nafiye…. Seni kalbimdeki özgürlük kadar çok seviyorum….. Bir sevdaydı içimdeki seni bana anlatan; haykırdıkça özlüyorum seni sevdiğim….

‘Bir kelebek olsam da ömrümü feda edip. Bir gününe ömrüne ömür olurum.’

Napıyorsun diye sorduğum da SENİ SEVİYORUM diyen bir sevgilim olsa keşke…

Ve gün gelir gözünü haramdan sakınan genç ile güzelliğini helaline saklayan kız evlenir.

Sen benim gözlerimde kurduğum ülkemsin, her şehrimde ayrı bir devrimsin, güzel gözlüm iyi ki varsın sevdiğim.

Sen hiç denizin dibine baktığında yeşil ormanı gördün mü? Sakın imkansız deme; çünkü ben senin gözlerine baktığımda ölülerin bile şahit olamadığı cenneti gördüm.

 

 

 

 




 

 

 

 

Sevgiliye güzel sözler ile sevgiliye uzun mesajlar gönderebilirsiniz. Sevgiliye sözler ve sevgiliye güzel sözler.

Bugün bir başkayım, yüreğimdeki sevda bir başka sızladı ve acıttı canımı… Düşümde farklı gördüm bugün sevdiğimi… Hüzünlü baktı bana, gözleri doluydu… Halbuki düşlerimde onu hep gülerken görmeye alışıktım… Onun gülüşüyle gülmelere alışıktım ben düşlerimde… Hüzünlü halde görünce yüreğim paramparça oldu… Düşümde de olsa hiç hüzünlü olmasın, hep gülsün sevdiğim…

 

Yanımda uyu isterim bir tek, son nefesimi verene kadar hiç bir şey yapmadan senin uyuyuşunu seyredebilirim bir tanem. Sen uyduğunda saçlarınla oynarım mesela, yüzünü okşarım. Gözlerinin altından öperim seni ve hiç bıkmam. O an dünyada seni seyretmekten daha şahane daha önemli hiçbir şey yokmuş gibi. Nefes alıp verişini dinlerim. Öyle huzurlu uyurum ki; mutluluktan kalbim duracak şeklinde olur. Sen göğsümde uyurken izlenen filmlerin hepsi güzel mesela.  Arka fonda senin nefesini dinleyerek film izlemek, sonra o huzurun içinde uyumak. Hep söylerim sana nefesin bana rahatlık veriyor diye aşkım. Bir tek bir ömür yanımda uyumanı istiyorum. Yanımda uyu ki o rahat nefesini dinleyebileyim. Yanımda uyu ki seni öperek uyandırabileyim. Yalnız yanımda uyu bir ömür.

 

 

 

Senin bir kökün var bir tanem olur olmadık zamanlarda burnuma gelen bir kökün var. Mesela şimdi gecenin bir yarısı durup dururken sen kokuyorsun bir yerlerden. Sanki azca önce boynundan öpmüşüm benzer biçimde. Senin bir kökün var sevgilim. İçime çekmeye doyamadığım. Yaşamımı son nefesime kadar boynunda geçirebilirim mesela. Güzel olur bence. Bir düşün son nefesim senin kökün. Ölmem ki ben ozaman. Ozaman sonsuz olurum, aden her istenilenin olduğu bir yer ya hani, cennete gider miyim bilmiyorum ama olur ya gidersem her yer sen kokar. Cennetim sen olursun ve o vakit orası da anlam kazanır ama oraya kabul edileceğimi sanmıyorum. Tanrı bir insanı bu kadar sevdim diye affetmez beni, bir insana tapacak derecede sevdim diye. Onu ibadetim haline getirdim diye. Günahım isen günahımı sonsuza dek kabullenirim, ben yeter ki kökünden uzak kalmayayım.

 

 

En çokta şiir sana yakışır güneşin kızı,
Gülüşüne, yüzüne, gözlerine vurasım var,
Sorgusuz, sualsiz yüreğine dokunasım var,
Anlatamayacak yine örgütlü sözcüklerim seni,
Özgürlüğümün umut sloganısın,
Yüreğinde en çok direnmek istediğim kutsal bir kavga,
Ve bitmesini hiç istemediğim bir türküsün.
Dedim ya şiir en çok yüzüne dokunduğunda anlamlaşır,
Ve şairliğim en çok seni yazarken utanır şairliğinden..

Seni sensiz yaşayamıyorum be güzel gözlüm her şeyden vazgeçtim de senden vazgeçemedim. Seni unutamadım her aklıma geldiğinde gözlerimde yaşlar aktı, hiç durmadan başımı yastığa koyduğumda hep sen aklıma geliyorsun. Senin hayalinle uyuyorum, sabah gözlerimi açtığımda bi bakıyorum rüya bir daha ölüyorum, daha gözümdeki yaşlar kurumadan gözlerim geri doluyor, sen benim yaşama sebebim olmuşsun. Bir şarki dinlerken sen aklıma geliyorsun san ki nereye baksam sensin mutluluk desen bi zere yok, sen gittiğinden beri gülemiyorum, hep içimde bi acı, hep bi kırıklık, umutsuz hayalsiz sanki yaşam bitmiş dipsiz bi kuyuda çaresiz seni bekleyip beni kurtarmanı bekliyorum o mutsuz dipsiz kuyudan çıkarmanı. Telefonuma gelen bi mesajla umutla bakıyorum omu attı diye bi bakıyorum sen değilsin, sanki dünyam başıma yıkılıyor. Neden diyor ben onu bu kadar çok severken, ben onun kalbinin bi köşesinde yokum diye o kadar halbuki ben onun gülüşüyle mutlu oluyorum, onun sesini duyduğumda bile kalbim sıkışıyor, onun adı geçtiğinde bile kalbim bi başka atıyor sanki, hayatım nefesim umudum dünyam hayalim gözlerim kalbim olmuş o olmadığında sanki ben yokum, ne nefes alabiliyorum ne bi umutla hayata bakabiliyorum, ne de yaşayabiliyorum. Bazen ölmek geçiyor aklımdan, göçüp gideyim şu hayattan. Sonra düşünüyorum kalbimde o var ben ona nasıl kıyacağım. Olsun o şunu bilsin, ben hala onu çok seviyorum, ölünceye kadar da seveceğim, sonsuza dek onu seveceğim ve hep onu tek yaşatacağım bu kalpte, bi umutla bekleyeceğim onu hiç bıkmadan nefes aldığım sürece tek onu onu çok seviyorum…

Aşk; Dile kolaydır söylemesi fakat yaşaması can yakar “O” gözlerde kaybolursun hayaller kurarsın belki de o an ki mutluluğunu gözlerinden okursun gün gelir dersin ki ÇOK CANIM YANIYOR… Kalbinin derinliklerin de ki sızı seni uyutmuyordur.. Günlerce uykusuz kaldığını canının yandığı için hep ağladığını senden başkası bilemez… Doğru ya gözyaşları.. Gözyaşlarının her damlasında ki SEN bitiriyordur zaten.. Yaşarken ölmek nedir??? Yaşarken ölmek demek yaşıyorsun ama ONSUZ o kişi senin nefesindir artık. Her nefesin daraldığında ki gözlerin de ki korku ona bir şey mi oldu acaba korkusudur…

Bir teselli arıyorum ama bulamıyorum. 
Kader deyip kendimi avutuyorum, 
Maziyi anımsıyorum, yaşananları, çocukluğumu…. 
En çok da seni hatırlıyorum. 
Umutsuz bir gecenin karanlığında, 
Umutla hala seni düşünüyor,seni anıyorum. 
Paramparça kalbim sen diye çarparken, 
Sen kim bilir kimi düşünüyor ne hayaller kuruyorsun, 
Ama şunu unutma ki sen benim yüreğimde yaşayan bir meleksin…..

Sen bana aşkı en güzel şekilde anlatmaya çalıştın. Yaşamda iki şeyi sevdim ben seni sensin diye sevdim, ikincisi ise kalbimi sevdim seni sevdi diye. ve ben senle mutluydum, huzurluydum da. Sen bana çok güven Vermiştin be, harbiden ben sana inanmıştım. Hani hiç ayrılmayacaktık, hani sensiz yapamazdım diyordun bana, neyse ya ben anladım anlayacağım mı sen benden o gün ayrıldın ya bana çok pis koymuştu ben yıkıldım be ve ölmek istedim..

Sevgiliye iyi geceler mesajları yazımıza da bakıp sevgilinize gece uykusundan önce içten aşk sözleri yollayabilirsiniz.

Sevgiliye uzun mesajlar yazımızın sonuna geldik, sizde yorum bölümünden sevgiliye güzel sözler paylaşabilirsiniz.

 

 

Seni çok sevdim. Herkesten, her şeyden, bütün insanlardan, senden, kendimden… Gözümü kırpmadan her şeyi önüne koyabilirdim. Herkesi silebilirdim, kendimden geçebilirdim. Sen dönmesen de olur. Yokluğun iyi geldi bana. Kendime nazaran alışkanlıklarım var artık. Şimdi gelip de düzenimi bozmaya da hakkin yok aslına bakarsanız. Sen yokken ağlamayı öğrendim, olur olmaz her şeye ağlamıyorum mesela. Bir tek acılarıma ağlıyorum, benden gittiğin gün aklıma erişince, yaşadıklarımız, yaşattıkların, iyi kotu her şey iste. Sen yokken gülmeyi öğrendim, sadece belirli yerlerde tebessümlerimle karşılaşabiliyorlar. Kahkaha dahi atamıyorum, birisi bir şaka yapınca dudaklarımla gülümsüyorum onlara. Çünkü beraber gülmedikten sonrasında gülünç gelmiyor hiçbiri. Yokken, yaşamsal öğrendim. Çabalamayı, ayakta durmayı, beni yıkacak bir haber gelse bile başımı her zaman dik tutmayı öğrendim. Çünkü ben en büyük acıyı, senin gidişinle yaşadım. Gidisinden sonrasında kendimi zor toparladım fakat her zaman dik durdum. Bizim için. Bizler kaldık mı yahut biz olabilmek için geç mi bilmiyorum ama, seni elimde olmadan çok özlüyorum. Ben bunları hak etmedim ilkim. Bu kadar acıyı, bu gözyaşlarınız, bu gidisi, bu bitişi hak etmedim. Başka erkeklerin kollarına emanet edilmeyi, başka erkekleri sevmek zorunda kalmayı hak etmedim. Ben başka erkekleri hak etmedim. Ben bitek bizi hak ettim. Ne kadar uğraşsam da bir araya getiremediğim bizi. Şimdi sen söyle ilkim. Sen beni hak etmiş miydin? Sen benimle, biz olmayı hak etmiş miydin?

 

 

 

 

Beni bu denli büyük bir hasrete düşürme aşkım, yapamıyorum. Dayanamıyorum sensizliğe düşen saatlerin ertesine. Bu denli büyük bir aşkın girdabında yalnız bırakma beni sevgilim, seni canımdan çok ama çok seviyorum.

Dünüm ve bugünüm sensin, şüphesiz umutla baktığım yarınlarımda da senin olmanı isterim düşlerimde. Sakladığım sevgilerim ve hasretlerim var sana sevgili.

Kırık dökük bir kalbim vardır senden önce. Öyle bir girdin ki hayatıma, ne varsa düzelttin ve sevdin. Ben sana minnettarım hem de bir ömür boyu, kapında kölen.

Sevmeler acıdır bir tanem, bilirsin kahvaltıda bile acı yemeyi severim ben. Nasıl ki düşlerim acıya çalan bir mevsimi hatırlatır, o denli seviyorum seni ben.

Beni gözümün içine bakmış olduğunda kendini kaybedecek kadar çok sevsen. Nefes almak gibi olsam senin için. Öyle sevsek ki, ‘seni seviyorum’ cümlesi anlamını kaybetse. Gülen gözlerin, gözlerimin tam içindeyken çeneni ısırarak anlatsam seni sevmiş olduğumu.  Bi evimiz olsa seninle.  O eve girmek için saatleri saysam. Hep o anın enerjisiyle geçirsem günü. Makarna yapsak beraber. O mutfak makarna değil, huzur koksa fakat. Beraber film izlesek seninle. Filmdeki Londra’da tanışıp Paris’te evlenen o çifte baksak ,sonrasında birbirimize baksak. ‘En güzel aşk filmi biziz!’ desek aynı anda. Dudakların bir kez daha benim olsa,. İspatlarcasına bu aitliği. Yanımızdaki sehpaya uzatsam kolumu, ekoseli battaniyemizi alsam. Adım atmaya üşeniyorum desem fısıltıyla. ‘Burada uyusak?’ Aynı ses tonuyla yanıt versen. ‘Sarılacaksak, fark etmez.’ Orda o koltukta uyuyakalsak birbirimizin nefesiyle. Güzel olmaz mıydı? Bence olurdu.

Yalnız birkaç dakikalık notalar topluluğuydu, beni zamanda yolculuğa çıkaran. Ufak bir merhabanın başlattığı serüvende, yolun sonunun nereye gideceğini bilmediğimiz fakat daha iyi günleri umut ettiğimiz zamanlardı. Bir gece vaktiydi. Pencereden, sonbaharda yolunu kaybetmiş soğuk bir rüzgar geliyor. Yazın bunaltıcı sıcağından yanan bedenlerimize cennetten bir armağan gibiydi. Böyle demiştin seni oysa senin gülüşündü bana nazaran cennetten gelen armağan. Çok tuhaf diye düşünmeye başlamıştım sen bilgisayarda şarkı ararken. İnsanların aşk dediği şey değildi sana karşı hissettiğim. Evet, aşık olduğum anlar vardı sana ama o an hissettiğim aşktan daha değişiydi. Fazlaydı. Yanında olmanın verdiği o kendinden eminlik, doğru yerdeyim ben dedirten his… tanım edemiyorum. Ama anlatsam sana, anlardın beni. Şarkıyı açtın. Bir masa lambasının loş ışığı aydınlatıyordu odayı sadece. Pencerenin yanına oturmuş seni izliyordum. Saçlarını başının üzerinde topladın. Birkaç tel isyan edercesine düşüyordu omuzlarına ve sen umursamıyor gibiydin onları. Gitmek istiyorlarsa giderler… Dans etmeye başladın yavaşça. Üzerinde bolca bir tişört, altında ise bir şort. Bu halinle bile muhteşem görünüyordun. Kalkıp yanına geldim yavaşça ve sarıldım. Saçlarının kokusu, bir defa daha doğru yerde olduğumu hissettirdi bana. Notalara teslim etmiştik kendimizi. Şarkı bitti. Başını kaldırdın ve “Seni seviyorum” dedin.

Bilsem şimdi ne yapmaktasın? Sende benim seni düşündüğüm gibi, beni düşünüyor musun? Eline kalemini alsan, bana aşk dolu şiirler yazsan. Ardından versen gökyüzündeki bir periye, belki de bana getirir diye. Ya da sen kendin gelsen. Sen kokulu mektubunu bana, kendi ellerinle versen. Ne kadarda mutlu olurdum bir bilsen.

Ben böyle değildim eskiden. Kalbinde Allah korkusundan başka, hiçbir korkuya yer olmayan bir çatal yürektim. Bükülmeyen bilektim, bakışlarım sertti bir çeliktim. Taki senin cemalini görene kadar, ben kendimi böyle bilirdim. Şimdi seninle çok şey değişti hayatımda. Hani şu seni kaybetme korkusu var ya?

Aşkın girdabında umuduma ses ettim, sarıldım yüreğine ömrünün baharında estin. Saklı düşlerime hasret ve özlem oldun. Seni canımdan çok seviyorum güzel sevgili.

Hatırlar mısın bilmem ama, seni ilk gördüğüm yerden geçince aklım hep o narin ellerinin kendini ifade ediş şeklini hatırlamakta. Ve ben bu kadar delice sevmişim dedirtiyorsun bana.

Ne gariptir, sevdalarım kadar sevgimin de büyük olması. Aşkımın tarifi yoktur sevgili, yaşatabilirim ve yaşatabilirsin anca.

Ben senin gördüğün kadarım, ne bir fazla veya ne bir eksiğim sende. Kalbin ve gözlerine çalan sevgi nasıl ise işte o kadar büyüğüm bende yüreğinde. Büyüt beni kalbinde, besle bir çocuk gibi ve sana sadakat ile bağlanan bir umudum şimdi.

Yarınlarımdan hep korkardım. Ama sen girdin aklıma sen takıldın düşlerime ansızın bir sonbahar gecesi. O gün, bugündür seni unutamıyorum ve unutmak ta istemiyorum sevgili.

Affet beni, bilirim ne denli bir öküz olduğumu hatta ve hatta rekorum bile var bu konuda. Bu işi esprisi, bir de can acıtan yanı ne biliyor musun. Seninle geçmesi gereken günlerde sensiz yaşamak koyuyor bana, neredeyse çık gel bıraktığın yerde bekliyorum.

Kendine gel güzel gözlüm, bilesin ki seni gittiğin yerde bekliyorum.

Acıtan sancılarım var benim sana dair düşlerimde yer alan. Uçsuz ve bucaksız bir şehirim ne yöne dönsem çıkmazlarımla doludur sana olan sevgim. Olmuyor, yapamıyorum sensiz ne olur dön gel sevdiğim.

Kirpiklerine ayrı sevdalandığım, gülüşünü avcuma alıp öpesim var.

O gelmeden kaldırmayın cenazemi.
Bırakın soğusun cesedim.
Ben canımdan çok sevdim..!!
Kim bilir: Belki o da sevmiştir!!
Bırakın örtmeyin, Yüzümü…
Son kez gelsin görsün beni!
Sakın üzülmesin soğuk ellerimi avuçlarına Alsın!!
Susturmayın ağlasın!!
Onun gözyaşları damlasın üzerime!!
Kendi elleriyle koysun beni Mezara…
ve son kere fısıldasın, Kulağıma.!!
Seni seviyorum!! Birtanem.. ne olur kalk diye..

Gözlerindeki ışıkla aydınlanıyor içim. Bir tek sen bakınca güneş görüyor odalarım. Sen ağlayınca sel basıyor ciğerlerime, nefes almıyorum. Güldüğün zaman bahar çiçekleri açıyor birden ayak uçlarımda, buram buram aşk kokuyor. Sen nefes aldıkça dönüyor dünya, ekseni etrafında.

 

 

Kalbin aşkla dolması ne demek ben seninle öğrendim, gırtlağıma kadar gam değil, sen doluyum. Ne derdim kalıyor sen olunca, ne beynimi kemiren müebbet duygular. Senin varlığın beni dertelerden azat ediyor sevgili. Senin olmadığın bir güne girmek dahi istemiyorum. Yokluğunla sınanmak yerine varlığın için ölmek istiyorum.

Her yeni günle başlamak sana defalarca kez ve hiç bıkmadan. Okuduğun bütün şiirleri ezberlemek ve her okuduğunda eşlik etmek sana. Geçtiğin yerleri geçip yoluna güller dökmek ya da. Kim bilir belki yürüdüğün yollar için yürümek sonsuza dek… Söyle sevgili bunlar aşık hallerim mi, aşka bahane olan şeyler mi?

Hani derler ya öperken kokusunu içine çekersen, özlerken burnunun direği sızlar.

Hani iftar vaktine yakın susar ya insan, yokluğunda o denli yakıyor beni. Söyle ne zaman okunur burada ezan, bir yudum su gibi özledim seni.

Kelimelerim anlamsız gelmesin kimseye, içinde en büyük Sevda’m en büyük mutluluğum ve en büyük acım var. Kelimelerim anlamsız gelmesin kimseye, Sevgi’yi askı acıyı mısralarımla anlatabiliyorum, yazdıkça her kelimem acı veriyor bana, senin yanımda yokluğundan acılarımı mısralarıma anlatıyorum, Yazdıkça daha fazla dibe batıyorum, kayboluyorum her kelimede, sadece bakıyorum uzaktan ve sessizce, hayatım sen yokken ne kadar anlamsız olduğunu anlıyorum, günler geçtikçe acılarım beni kaybediyor, yok oluyorum ben seni sadece kelimelerimle seviyorum, sadece yazıyorum, sadece kelimelerim anlıyor beni, biliyorum bir gün onlar da beni terk edecekler senin yaptığın gibi, işte ben o zaman yok olurum.

“Aşk” dedin mi dizler titreyecek gönül bi başkasına gitmeyecek* sevecek ve asla terk etmeyecek .

Bakışların sonsuz kuyu misali, sen baktıkça ben içine düşüyorum Yusuf misali…

Beni bulamıyorlarmış bulamazlar tabi ben senin kalbinde saklıyım.

Herkese yol sana sol yanımı verecek kadar çok sevdim.

Gülüşüne bir kurşun sıksa da ölüm,
Umuda kursun işlemez gülüm… 
Ayırsa da çukurda ölüm, 
Umutlar çukurda yaşar gülüm. 
Gül bahçesinde geçse de ömrüm, 
İnan üstüne gül koklamam gülüm. 
Gülü koklamak olsa da ölüm,
Uğrunda ölmeye değer be gülüm.