Güzel Sözler | KapmuSSohbet Blog

Category: Güzel Sözler

Duygusal Mesajları, Duygusal Sözleri

Duygusal Mesajları, Duygusal Sözleri

Duygusal Mesajları, Duygusal Sözleri, Sevilen Duygusal Sözleri, Etkileyici Duygusal Sözleri, Anlamlı Duygusal Sözleri, Ağlatan Duygusal Sözleri, Anlamlı Sözler

 

 

Duygusal Mesajları, Duygusal Sözleri

Duygusal Mesajları, Duygusal Sözleri

Bazen insanlar duygulandımı sözlere döke biliyor duygularını. işte bizde duygularını sözlere dökenlerden sözleri toplayıp sizler ile paylaşmak istedik. KampuS Sohbet olarak sizlere en güzel duygusal mesajları bir araya getirmiş bulunuyoruz. Sizlerinde sözleriniz veya şiir, beste gibi şeyleri blog sayfamzıda kolayca paylaşa bilirsiniz arkadaşlarım.

 

Kırdıysa sessiz kal sessizliğinden kırıldığını anlamıyorsa onsuz kal.

Biri gelir ve gülümsemesiyle tüm dertlerini unutturur. Sonrasındaysa senin tek derdin onun gülümsemediği anlar olur.

Öyle yorgun ki hislerim. Artık sana karşı bir şey hissetmeye bile dermanı yok.

Beni candan usandırdı cefâdan yâr usanmaz mı? Felekler yandı âhımdan murâdım şem’i yanmaz mı?

Allah’ım canımı bir sonbahar günü al ki, o vefasız getirecek bir gül bile bulamasın…

Anladım ki aşk; her iki tarafı da mağdur eden, yürekte izinsiz gösteri yapan mutluluk karşıtı bir eylem.

Ya Rab bana cism ü cân gerekmez, cânân yoğ ise cihân gerekmez.

Cama vuran her damlada bir tek sen varsın ne diyorum biliyor musun her gün yağmur yağsın.

Sen çölde açmış bir çiçek olsaydın, seni kaybetmemek için ölene dek ağlardım.

Kahve aşk gibidir, her ne kadar sabır ve özen gösterirsen tadı o kadar güzel olur.

Sert rüzgârlar karanlık geceleri severmiş, aynen benim seni sevdiğim gibi.

İnsanlar hep birilerinin peşinden koşarlar, ama dönüp de kendi peşlerinden koşanlara hiç bakmazlar…

Seni seviyorum diyenin sevgisinden şüphe et, çünkü aşk sessiz, sevgi dilsizdir…

Güneşin buz tuttuğu yerde bir alev görürsen bil ki o, yalnız ve yalnız senin için yanan kalbimdir.

AŞK acısı taşımayan yürek; ya deliye aittir, ya ölüye.

Aramızdaki mesafeler ne kadar uzun olursa olsun sonsuzluğa giden tüm yollara adını yazdım. Hangi yoldan geçersen geç seni sevdiğimi okuyacaksın.

Gerçek aşk bir hayalet gibidir. Herkes ondan bahseder ama gören çok azdır.

Sonbahara inat ağaç hala yeşermekte, geceye inat gün hala ağarmakta, ben ise kadere inat hala seni sevmekteyim İnat bu ya, mahşere kadar seni seveceğim…

Sensizliği dinlemek sessizliği dinlemekten zor ama en zoru sensizliğin sessizliğini dinlemek…

Ben seni unutmak için sevseydim sana olan tutkumu kalbime değil, güneşin çıktığı zaman kaybolan buğulu camlara yazardım.

Hayatta iki kör tanıyorum; 1.’si senden başkasını görmeyen ben, 2.’si beni göremeyen sen…

İnsanlar tanıdım yıldızlar gibiydi, hepsi parlıyordu, hepsi gökteydi Ama ben seni, güneşi seçtim, bir güneş için bin yıldızdan vazgeçtim…

Susmak kabullenmek değil, cevaptır. Eğer insan kısa cümleler kuruyorsa, uzun yorgunlukları vardır.

Gerçek aşk şans oyunları gibi… Hayali bile mutlu edebiliyor insanı; fakat tutturabilene ‘aşk’ olsun. Cemal Safi. Bırak, olumlu bedenlerde olumsuz aşk arama.

Allaha emanet ol dedi ve gitti. Güldüm. Zaten ondan başka kimim var ki? Dedim.

 

 

 

 

 




 

 

 

 

 

Aşk, bazen gitmekle kalmak arasında verdiğin en büyük savaştır. Sevmeyenin aklı, gerçekten sevenin kalbi kazanır bu savaşı.

Saçının bir teline dünyalar feda olsun, kalbin hep benimle dolu olsun.

Denir ya aşk iki kişilik, yalan! Aşk bile bile delilik. Bide hayat müşterektir denir. Buda yalan çünkü aşk acısı hep tek kişilik.

Fani aşk yoktur, aşkların hepsi baki olanadır. Tek fark şudur ki; kimi sanatı görür, kimi sanatçıyı.

Seni düşünür, seni özlerim, sevgilerin özlemlerin derinliğinde ne olur kir şeytanin bacağını bir kez beni hatırla, bir sonbahar serinliğinde…

Ne zaman sağır ressam kristal bir zemin üzerine düşen yağmur damlasının sesini çizerse seni o zaman unutacağım.

Denizde kalem kumdan kâğıtlar yaptım, her yere seni seviyorum yazdım, ama sen aptaldın inandın: ben seni sevmedim, sana taptım.

Son kibrit çöpüm gibi sakladım seni rüzgârsızdı hava tiryakiydim üstelik yakmadım seni ben yağmur yüklü bir bulutum kime çarpsam ağlarım.

Hasretim senelere dönse de ne aşkına bedduam ne de sana kinim var, bin bir dert çektirsen de seni mahşere kadar sevmeye yeminim var.

Ey tabib! Aşk derdiyle başım hoş benim; yaramdan el çek sen. Bana derman hazırlama ki senin merhemlerin benim ölümüm sayılır.

Ağlayan kalbime yoktur derman sensiz kaldım dinlemiyor gönül ferman adını aldığımda ağzıma sözlerim ağlar o anda seviyorum seni bunu unutma!

Seni ne kadar sevdiğimi öğrenmek istersen yere düşen yağmur damlalarını tutmaya çalış, tutabildiklerin senin sevgin tutamadıklarınsa benim sana olan sevgimdir…

Bir gül olmak isterdim, dalımdan koptuğum an yalnız senin için kopayım ve yalnız senin avuçlarında solayım diye bir tanem…

Bir telefon bekliyorum, sevgilim diye başlayan, seni seviyorum diye biten Bir telefon bekliyorum, dün gelmesi gereken ve bugün hala gelmeyen…

Hayat dair anılarımı bıraktım geride seninle başlıyorum yeniden dönüyorum kendi dünyama, hayat artık sensin benim için.

Her hakiki aşk, umulmadık dönüşümlere yol açar. Aşk bir milat demektir. Şayet aşktan önce ve aşktan sonra aynı insan olarak kalmışsak, yeterince sevmemişiz

Gülmek için mutlu olmayı bekleme, belki de mutluluk gülüşünde saklıdır sakın ağlama gel ki bir yerlerde senin bir tek gülüşün için yaşayan biri vardır.

Aşk da tıpkı Elif gibidir. İsminde gizlidir, ama okunmaz. O olmadan da besmele sese gelmez. O her şeyin içindedir ama hiçbir şeyde görünmez.

Yanında benden yakın baksa biri de olsa, her şeyi inkar etmiş inandırmış olsan da, ve ona duygulanmış sevdalanmış olsan da, biliyorum bu gece beni düşüneceksin.

Ey Gafil! Sen kendi şehvetine Aşk adını koymuşsun. Şu halinle o namusu ekberi soymuşsun. Aşkın asıl manasının altını oymuşsun. Bir bilebilsen küstahlığa nasıl.

Gel, bir bestem de sen ol sevda şiirim, aşk erim ben seni güftesiz de söylerim çünkü ben güftelenmemiş aşkların talibiyim gel, bir martı da sen ol omzumda.

Ey gönüm bilmez misin gözler sebepsiz yaşarmaz, dudaklar sebepsiz kurumaz, gönülde bir dert olmadıkça kimsenin yüzü sararıp solmaz.

AŞK; bilmektir ey sevgili! Bir tek yâri bilmek, onu candan daha aziz bilmektir. Ondan gayrı bildiklerinin hiçbir şey olduğunu, dünyanın onunla mana bulduğunu bilmektir.

Bazen unutmakmış sevmek… Dönüp arkana bakmamak ve sevdiğin insanı bile bile başkasına uğurlamakmış… Ne kadar canın yansa da bir o kadar bağlanmakmış. Senin olmayan bir şeyi delicesine özlemekmiş…

Soğuk Espiri Mesakları, Soğuk Espirileri Sözleri

Soğuk Espiri Mesakları, Soğuk Espirileri Sözleri

Soğuk Espiri Mesakları, Soğuk Espirileri Sözleri, Sevilen Soğuk Espirileri Sözleri, Komik Soğuk Espirileri Sözleri, Anlamlı Soğuk Espirileri Sözleri, Etkili Soğuk Espirileri Sözleri

 

Soğuk Espiri Mesakları, Soğuk Espirileri Sözleri

Soğuk Espiri Mesakları, Soğuk Espirileri Sözleri

 

Bazı arkadaşlar hic sevmez soğuk espirileri. Bazılarıda çok gülerek komiğine gider. Sizlere tavsiyem dostlar. Tanımadığınız kişilere yapmayınız. Sevenler içinde bol bol kıymadan kimseleri yapa bilirsiniz soğuk espirilerinizi. Mesaj olarakda sevdiklerinize yolaya bilirsiniz arkadaşlar sözleri.

 

 

Yıkanan Ton’a ne denir? Washington!

Adamın biri yarın öleceğim demiş. Yarmışlar ölmüş.

Bok altın olsaydı fakir götsüz doğardı.

Hadi oyun oynayalım. Vazgeçtim, oymadan oynayalım!

Bir adamın ayakları kokmuş kolları linyit.

Oğlumun adını mafya koydum, artık bi mafya babasıyım!

Boşluktaki fil’e ne denir? Fil in the blanks!

Tam karakterin oturacakken sandalyeyi çekmişler sanki.

Geçen gün bir taksi çevirdim; hala dönüyor!

– Sözlüme neden 50 verdiniz hocam? +Sözlün kim evladım?

Fransızların nesi eksiktir? “FRAN”ları tabi ki!

Soru: Yangın dolabını açarsan ne olur? Cevap: Yang kızar.

Kavun deyip geçme çünkü parola kavun değil!

-Abi sizin araba ne malı? -Alman malı! Bizimki de klimalı!

Geçen gün kamyonu sürdüm, Leonardo da Vinci.

Sperm gibi adamlar var insan olma ihtimalleri milyonda bir.

Kitabım evde kalmış, çünkü onun bir kocası yok!

İyi ki İtalya da doğmamışız! Neden? Çünkü İtalyanca bilmiyoruz!

– İphone alıcam. + 6 mı 7 mi? – Bitane yeter kanka.

Basamakta durmayın otomatik kapı çarpar, böler, karekökünü alır.

Bazı insanlar boş daire gibi… Dayayıp döşeyesim geliyor.

Doğumdan sonra çok kilo aldım. Doğduğumda 2 kiloydum, şimdi 62.

Aslında içimde çok zeki biri yatıyor, yatıyor işte sorun orada.

+Okeyde kıza elin nasıl dedim. -Ojeli dedi. +Ben Şoka girdim. -O Migrosa

Ders çalışırken müzik dinleyemiyorum, ders dikkatimi dağıtıyor.

Soru: Can bedenden çıkmayınca ne olur? Cevap: Sonraki derse geç kalır.

4 kişilik bir masa alçaktım vazgeçtim, kişiliksiz bir masa aldım!

Sakın ha bi hamster’a şeker serpip, “Aaa! Ne şeker bi Hamster!” demeyin.

Soru: En hızlı sayı hangisidir. Cevap: 10. Çünkü onun arabası var!

Adam 7 gün boyunca nezle olmuş. Sıkılmış bugün de Petek’le olayım demiş.

3 Japon sırayla uçaktan atlamış. Japonlar ölmüş, sıra ise kırılmış!

+ Kanka sen meteoroloji okudun dimi? – Evet + Baksana şu kızın havası kime?

-İyi günler, Aslıyla görüşebilir miyim? Aslı evde yok! Fotokopisi var!

Yarasa yararlı bir hayvandır. Yararlı bir hayvan olmasaydı yaramasa derlerdi.

+Tarkan: Kim yaptı Kurt – Kurt: hav hav hav hav +Tarkan: Hain Kostok

– Benim neden kardeşim yok baba? + Seni görünce ikincisine cesaret edemedik.

-Tuzu uzatır mısın? -Tuuuuuuuuuuuz -Gerizekalı ya kalk git sofradan.

Her yerim tutuldu bir kulaklarım tutulmadı. O zaman bende onu kiraya veririm!

Osmanlıda kimseye borç takamıyordun mesela, sikke sikke ödüyodun…

Tatlı yiyip, tatlı konuşuluyorsa; bundan sonra mantı yiyip mantıklı konuşacağız.

Soru: Teoman neden araba kullanamaz? Cevap: Çünkü daha on yediymiş.

Elimde iphone yedi var şarjda ve yanık kokusu alıyorum inşallah elim yanıyordur.

Bakın hanımefendi ben biraz ters adamım; siyah atımla geldim uyar mı?

Bir adam intihar edecekmiş, vaz geçmiş. İki adam intihar edecekmiş, were geçmiş!

Ne yapıyorsun? -Telefonla konuşuyorum. -Aaa sizin telefon konuşuyor mu?

Kızı görme engelli diye karşıdan karşıya geçirdim elindeki selfie çubuğuymuş amk.

Koltuk altı spreyi aldım evdeki bütün koltukların altına sıktım ohh miss gibi.

Barmen: “Beyefendi limonsuz kalmadı kusura bakmayın, portakalsız versek olur mu?

Gizlice taksimetreye bakmaya çalışırken sol gözüm taksicinin kucağına düştü.

Babamı sahura kaldırmayı unuttuk, anneme masada ne eksik diyorum tuzluk mu diyor.

İki diş şarjım kaldı ne demek lan batarya yerine sarımsak mı takıyon telefona.

-Abi duydun mu, 50 kişiyi taramışlar. -Yapma ye, nerde? Marketin karsısındaki berberde…

Sinirlenince telefonu yavaşça yere bırakıp kendimi son sürat duvara fırlatıyorum.

Zenci kadın neden sürekli koluna bakarak makyaj yapıyormuş? Karakolda ayna var da ondan!

Geçen gün arkadaşlarla fırında patates yiyorduk, fırın sıcak geldi bahçeye çıktık?

– Bu işler öyle telefonda olmaz, yüz yüze görüşelim. +Tamam o zaman görüntülü arıyorum.

Sinirlenince telefonun kabini çıkarıp kabı duvara vuruyorum fakiriz de salak değiliz.

‎+Sana seni çok sevdiğimi söylemiş miydim? – Hayır. +Sevmediğimdendir. Sevsem söylerdim.

Biliyor musun? Sen yüzme bilmesen ve denize girsen bile batmazsın çünkü tipin kayık!

Sırf köpek korkmasın diye yolun karşısına geçip yürüyen biriyim. Benden kimseye zarar gelmez.

Bu soğuk nedir ya sigaranın izmariti dudağıma yapıştı, kamu spotu gibi dolaşıyorum aq.

İnsanlar 2’ye ayrılır; 1. kafama sıkar giderim diyenler. 2. kafanı skerim yine de gitmem diyenler.

– Tatlı alır mıydınız efenim? + Seçenekler nelerdir? – Evet veya hayır. + Veya diyorum.

– Babamı dinleseydim böyle olmazdı. + Ne demişti ki baban? – Dinlemedim diyorum ya mal mısın?

– Bizim arkadaş ortamında paranın lafı olmaz. + Niye ki? – Çünkü hiçbirimizde para yok.

Mal da yalan mülk de yalan diyen Yunus Emre’yi 200 TL lik banknotun arkasına koymasalardı iyiydi.

– Komşunun oğlu senden daha iyi paylaşım yapıyo. + Anne burada bari rahat bırak beni ?

Soru: İnsanları niye kafasına su dökerek uyandırırlar? Cevap: Çünkü suyun kaldırma kuvveti vardır.

Sen bana bir adım gel, ben sana bir değil, iki değil, üç değil, tam dört kavanoz bal 100 TL.

+Yalnız beyefendi burada sigara içmiyoruz. – İçmeyin zaten çok zararlı. Ben de bırakacam yakında.

Babam takdir getir bilgisayarını yenileyeceğim dedi, bende getirdim. Geldi F5’e basıp gitti.

Her başarılı erkeğin arkasında bir kadın varsa, daha fazla kadın, daha fazla başarı mı demek oluyor?

Hangi çiçek hem kafaya takılabilir, hem de içinde çamaşır yıkanır? Cevap: Fesleğen tabii ki…

Yat dedi yattım aç dedi açtım soktu çıkardı çok acıdı çok kanadı hayatımda ilk defa dişimi çektirdim.

-Güzel olduğun kadar ukalasın da. -Ben ukala değilim. -Güzel olduğun kadar demiştim zaten.

-Benimle çıkar mısın? +Olmaz benim sözlüm var.  -Tamam, iste benim de yazılım var beraber çalışırız.

Emlakçı bir ev gösterdi, apartman kapısına hızlıca çıkarsan vurgun yiyorsun, bir altı mağma…

– Sinemaya ne dersin? + Sinema derim, sen? – Ben de Sinema derim. + Ne çok ortak yanımız var öyle.

Köfteyle möfte arasında ne fark vardır? Cevap: Biri kıymadan yapılır diğeri mıymadan yapılır.

Zengin oldum eş dost akrabaya yine yardım etmiyorum. Parayı bulunca değişenlerden değiliz olum biz.

 

 

 

 




 

 

 

 

 

-Oğlum hayırlı olsun. Araba almışsın. – Evet aldık. Peki, niye araba aldın? Kendine alsaydın ya.

+ Aşkım sana hediye aldım. -Ama bunu kabul edemem çok pahalı. + Ver o zaman. -Ama aşkım. + Ver lan!

Sütten ağzı yanan, sütün soğumasını bekler. Olayı büyütmeye gerek yok, yoğurtla da hiçbir alakası yok.

‎1 saat yürüsem 5 km. Bu sırada 2 sigara içsem 75 kuruş. 75 bölü 5 desek kilometrede 15 kuruş yakıyorum.

Karar verdim 14 Şubatta bizim asansöre hediye alacağım. 10 yıldır çıkıyoruz daha birbirimiz hiç kırmadık.

Telefonumun şarjı bitmesin diye yaptığım tasarrufu normal hayatımda yapsaydım şimdiye kadar köşeyi dönmüştüm.

-Evlat sana bir şey soracağım. + Sor baba – Neden ben geldiğimde masaüstünü yenile yapıyorsun koduğumun ibnesi.

Otobüste arkaya doğru yürüyelim diyen adama “yürümek isteseydik otobüse binmezdik” diyen genci tebrik ediyorum.

Eski sevgilim mesaj atmış ‘Seni sandığımdan daha çok sevdiğimi anladım’ diye, sandıkla arasında ne geçtiyse artık.

+ Olmadı bir sigara yakar mutluluklar dileriz. – Abi Parliament 14 TL olmuş. +O zaman sadece mutluluklar dileriz.

Ya benim olursun ya da kara toprağın!” Dediğim kız, toprak isminde esmer bi çocukla evlenmiş. Ben demiştim zaten.

– Sende mi Brütüs?  + Bu sefer ne yaptım ya? – Sakin ol lan evin anahtarı diyorum, sende mi? + Haa pardon bende, al.

– Futbolu sever misin? + Bayılırım. – O zaman bir adım öndesin. + Ama o zaman da ofsayt olur. – Kalk ulan evleniyoruz!

‎70 yaşındaki teyze çıkmış evlendirme programına, neymiş efendim elektrik alamadım.. Sen dua et nefes alıyorsun TEYZEEEEE…

– Yabancı diliniz var mı? +Bi tane dilim var onu da doğduğumdan beri tanıyorum, yabancı değil. – Tamam, biz sizi ararız.

Acaba rüyanın ortasında uyandığım zaman rüyamdaki karakterler “Anaaaa adam kayboldu gitti lan” diye şaşırıyor mudur?

Korku filmindeki kız: hazır elektrikler kesilmişken, şimşekte çakıyorken şu alt kattan gelen sese bir bakim. Malım ben.

Siz bu dokunmatiklerle hem hızlı hem yanlışsız nasıl yazıyorsunuz ya. Ben Türkçe başlıyorum Urduca bitiriyorum anasını satayım…

Sen gülme. + Neden? -Görürler aşık falan olurlar uğraştırma şimdi beni.  +Oyşşş  -Şaka şaka dişlerin sararmış git bi fırçala.

Soru: Osmanlılar eskiden her şeye ekmeği banarak yerlermiş bu yüzden kasları çok kalınmış bu kasın adı nedir? Cevap: Osmanlı bankası…

Abi çok yalnızım diyorum, tövbe de yalnızlık Allah’a mahsus diyor. İlla bir yerden yakacak, illa cehenneme gönderecek şerefsiz…

+ Kanka fazla sigaran var mı? – Sen hiç kırık bardaktan su içtin mi? + Ya tamam verme amk istemiyorum sigara falan bu nedir ya.

Bugün doktora gittim, ateşin var mı dedi çıkarıp çakmağı verdim, 5 dk bakıştık. Sonra psikoloğa sevk etti. Hastalığım ne acaba?

Az önce minibüsteydim. Arkadan bi kadın şu parayı alırmısınz dedi. Aldım parayı cebime koydum, ne kadar iyi insanlar var bu dünyada.

Hani saat hiç ilerlemez ya, hani dakikalar hiç geçmez ya, hani akreple yelkovan olduğu yere mıhlanır ya. İşte o saat bozuktur hacı.

Öğretmen tahtaya “2x+4y*84²+17xy” yazar ve problemi çözün der. Öğrenci kendinden emin bi şekilde kalkar ve tahtayı siler. Problem çözüldü.

Adam Sümer dili ve edebiyatı okumuş devlet bize kadro açmıyor diyor. Lan sana kadro açacak devlet 4000 yıl önce yıkıldı kimse söylemedi mi?

Allah kimseyi otobüse binmeye çalışan teyzelerin önüne düşürmesin. Teyze teyze kampussohbet.net değil Osmanlı akıncısı, Fatihin fedaisi Kara Murat…

– Merhaba, ben iş başvurusunda bulunmuştum da biz sizi ararız demiştiniz. + Evet. – Aramayınca korktum. Başınıza bi şey geldi sandım da. ?

Adamın birinin elinde koltuk yayı, keman yayı, amortisör yayı gibi yaylar varmış. Bunları sırayla ısırıyormuş. Bunu gören arkadaşı meraklanıp ne yaptığını sormuş. Adam da yanıtlamış: -Yayla lezzet testi.