Dini Hikayeler | KapmuSSohbet Blog

Category: Dini Hikayeler

Bir İbretlik Gercek Hikaye, Yaşanmı İbretlik Olay

Bir İbretlik Gercek Hikaye, Yaşanmı İbretlik Olay

Bir İbretlik Gercek Hikaye, Yaşanmı İbretlik Olay, Düşündüren Bir İbretlik Gercek Hikaye, Ağlatan Bir İbretlik Gercek Hikaye, Etkileyici Bir İbretlik Gercek Hikaye, Dini Hikayeler

 

 

Bir İbretlik Gercek Hikaye, Yaşanmı İbretlik Olay

Bir İbretlik Gercek Hikaye, Yaşanmı İbretlik Olay

Gercek bir alıntı ile sizlere hazırlamış olduğumuz buşahane ibret verici hikayemizi! Tüm sevdikleriniz ile kolayca paylaşa bilirsiniz arkadaşlar. Yorumlarınızı unutmayınız. Bir İbretlik Gercek Hikaye sizlerle.

 

 

 

 

Babam bir iş yerinde neredeyse karın tokluğuna çalışıyordu. Aslında çalıştığı iş yerinin patronu çok cömert bir insandı. Ama işçisine az veren fabrika servis şeflerinden haberi yoktu… Ay sonuna doğru paramız kalmazdı.

 

 




 

 

Anneciğim evin geçimini sağlamak için dört bir taraftan kısmaya başlardı…
Bir gün birlikte pazara gittik. Cebindeki on iki lira vardı. Bir tezgâhtan domates alacaktık. Bir veya iki kilo domates… Zaten et alamıyorduk… Kıyma derseniz ayda yarım kilo aldığımızda evde bayram ediyorduk. Maaş aldığı gün alıyordu babam. Maaş günü de bize bayram günü gibi geliyordu…
Annem iki kilo kadar patates almıştı… İki kilo kadar da kuru soğan… Şimdi de bir iki kilo domates alacaktık…
Annemle birlikte pazar yerinde bir domates tezgâhının önüne gelmiştik. Ön tarafa güzel domatesleri dizmişti pazarcı… İki kilo domates istedi, “iyilerinden olsun kardeşim?” diye de tembih etti annem.
Pazarcı kese kâğıdını aldı el çabukluğu ile domatesleri koyup tarttı ve uzattı… Parasını verip üstünü aldık.
Annem eline alıp bakınca şaşırmıştı. Domateslerin içinde neredeyse sağlam yoktu!.. Hepsini ezik çürük çarık doldurmuştu.
Ne olacak ki çaresiz bir anne ve yanında da bir kız… Fiş yok, fatura yok. Kontrol yok, denetim yok.
-Kardeşim bunlar ne böyle çürük çarık?
Suratımıza bile bakmadan elinin tersiyle “hadi işine hadi” diye kestirip attı.
O an bir zabıta olsa ben şikâyet ederdim. Ama annem çaresizdi. Geri versek alacak bir tip değildi. Konuşmasını dahi bilmeyen saygısız kaba bir adam, ne bilecekti insana saygıyı, nezaketi…
Elimizdeki ezik domateslerle oradan uzaklaştık. Anneciğimin mırıldandığını duydum:
-Sen de satama inşallah elindekileri…
Ne olduğunu bile anlamadım… O anda iki tezgâh ileride bir pazarcı kavgası çıktı ki şaşarsınız… Halk kenara kaçışmaya yetişemedi… Pazarcılar birbirine girdi. O ona, o ona ellerinde sopa bıçak ne varsa saldırmaya başladılar…
Bizim domates aldığımız tezgâhın da bulunduğu üç tezgâh kavga esnasında yerle bir olmuştu… O tezgâha sergilediği hâlde, garip gurebaya vermediği al al domateslerin hepsi yere saçılmış, kavga eden pazarcıların ayakları altında ezilmiş, salça olmuştu âdeta…
Kavgada pazarcılardan biri bıçaklanmıştı. O kaba adam nasıl çaresizdi:

 

 




 

 


-Yardım edin… Yeğenimi bıçakladılar… Ambulans çağırın!..
Az önceki o burnundan kıl aldırmayan insan gitmiş, yerine yerde yatan yeğeni için yardım ve merhamet dilenen bir aciz kul gelmişti…
Çok geçmedi, bir ambulans geldi. Yaralıyı alıp götürdüler… Ne domatesi kalmıştı ne pazarı?
Allah’tan yeğeni ölümcül darbe almamıştı… Allah korusun onun da çoluğu çocuğu vardı…
Bu kadar mı gönlü kırılmıştı annemin? Evet, kalbi kırılan birinin bedduasını almamak lazım…
Rabbimden bizi iyilerle ve merhametli olanlarla karşılaştırmasını niyaz ediyorum…

insanları Nasıl Diriltirsin ALLah`ım, ALLah`ım Ölüdükden Sonra insanları Nasıl Diriltirsin

insanları Nasıl Diriltirsin ALLah`ım

insanları Nasıl Diriltirsin ALLah`ım, ALLah`ım Ölüdükden Sonra insanları Nasıl Diriltirsin, Dini Hikaye insanları Nasıl Diriltirsin ALLah`ım, Dini Hikayeler

 

insanları Nasıl Diriltirsin ALLah`ım

insanları Nasıl Diriltirsin ALLah`ım

Yüce ALLah (C.C.) gücüne akıl ermez bence arkadaşlar. Sizlere süper bir paylaşımda buluyoruz. Arkadaşlar yorumlarınızıda bekliyoruz. insanları Nasıl Diriltirsin ALLah`ım paylaşmak istedik.

 

Bir zamanlar İbrahim’de “ Ey Rabbim, ölüleri nasıl dirilttiğini bana göster” demişti, Rabbin ona “Yoksa inanmadın mı?” dedi, İbrahim “İnandım fakat kalbim iyice yatışsın diye istiyorum” dedi, bunun üzerine Allah, “ Öyleyse dört tane kuş yakala, onları yanına al (iyice tanıdıktan sonra kesip) bir dağın başına onlardan birer parça dağıt, sonra da onları çağır, koşa koşa sana gelecekler ve belki Allah çok güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir ” buyrulur. BAKARA SURESI 260 AYET

 

 




 

 


Hazreti İbrahim , duasının kabul edilmesine çok sevindi . Hemen bir güvercin , bir tavus kuşu , bir karga ve bir horozu kendine alıştırdı . Artık bu hayvanlar nerede olursa olsunlar , İbrahim ( a.s. )’ın sesini duyar duymaz , ona doğru uçup geliyorlardı .
Hazreti İbrahim ( ALLAH ) Tealanın buyurduğu şekilde onları kesti Etlerini birbirine iyice karıştırdıktan sonra , dörde böldü . Her birini bir dağın başına koydu . Sonra uygun bir yere çekildi . Daha önce alıştırdığı şekilde Kuşlara ve Horoza seslendi . Bir anda dirilip canlana hayvanlar , ona doğru uçup geldiler Tıpkı eskiden olduğu gibi her şeyleri yerli yerinde duruyordu .
Bunu gören İbrahim ( a.s. ) , secdeye kapandı . Rabbine şükür etti . Ona olan imanı daha bir güçlendi .
Şöyle düşünebiliriz ki :
Kuşlar kendilerini kısa bir zamanda ehlileştiren bir insana alışıyorlar , itaat ediyorlar ve sesini duyar duymaz ona koşuyorlar . Halbuki bu insan , kuşların gerçek sahibi ve yaratıcısı da değildir . ( ALLAH ) ise her şeyin sahibi ve yaratıcısıdır .
Onun bir emri , işareti üzerine bütün Ölülerin dirilip ona doğru koşması kadar normal ve tabii ne olabilir
Tavus, ziyneti, süsü temsil eder.
Nefs tavusunun başını koparan kimse, gözlerini dünya süslerine kapatabilir.
Horoz, şehvete düşkünlük timsalidir.

 

 




 

 


Nefs horozunun başını kesebilen kimse, şehvetlerin zararlarından kurtulur.
Güvercin, heveslerin sembolüdür.
Nefs güvercininin başını kesebilen kimse, heva ve heveslerine uymaktan kurtulur.
Karga, ihtiras işaretidir. Nefs kargasının başını kesebilen ihtiraslarına gem vurur.
Nefsinin bu dört huyunu terbiye eden kimse, sonsuz kurtuluşa kavuşur.