Dini Hikayeler | KapmuSSohbet Blog

Category: Dini Hikayeler

Dini Hikaye Dünya Hayatının Gerceği, Dünya Hayatının Gerceği

Dini Hikaye Dünya Hayatının Gerceği, Dünya Hayatının Gerceği

Dini Hikaye Dünya Hayatının Gerceği, Dünya Hayatının Gerceği, Dünya Hayatının Gerceği Hikayesi, Gercek Dini Hikaye Dünya Hayatının Gerceği, Dini Hikayeler

 

Dini Hikaye Dünya Hayatının Gerceği, Dünya Hayatının Gerceği

Dini Hikaye Dünya Hayatının Gerceği, Dünya Hayatının Gerceği

Arkadaşlar ibreklik hikayelere devam ediyoruz. Umarım beğeniyorsunuzdur. Arkadaşlarınız ilede paylaşa bilirisniz bu hoş Gercek alıntıları. Dini Hikaye Dünya Hayatının Gerceği.

 

 

 

 

 

 

 

 

Lübnan’ın en zengin adamı Eymen Bistani,
Beyrutu en iyi noktadan gören hakim bir tepede
Kendisine görkemli bir mezar yaptı,
Oraya gömülmeyi vasiyet etti.

 

 




 

 


İlahi kader farklı tecelli etti, özel uçağı denize düştü.
Milyonlara mal olan aramalar sonunda uçağı bulundu ama cesedine ulaşılamadı…
– Lord Teshlid İngiltere’nin en zengin adamlarındandı,
Zaman zaman devlete bile borç veriyordu.
Malikanesinde oldukça büyük ve korunaklı bir odayı
Servet kasası olarak kullanıyordu.
Birgün hazinesine girdi ve yanlışlıkla kapıyı üstüne kapattı.
Oda çok özel inşa edildiği için, ne kadar bağırıp çağırdıysa,
Yardım istediyse de sesini kimseye duyuramadı.
Zaman zaman eve gelmediği için, evdekiler arama ihtiyacı hissetmedi.

 

 




 

 


Günler sonra cesedi bulunan Lord, bir şekilde parmağını kesmiş ve kanıyla şu cümleyi yazmıştı:
“Dünyanın en zengin insanı, açlıktan ve susuzluktan ölüyor!”…
Dünya hayatında mal ve servetin herşeyi çözdüğünü sananlara duyurulur.

Namaz Kılmaya Başladı Hayatı Değişdi, İbretlik Hikaye Namaz Kılmaya Başladı Hayatı Değişdi

Namaz Kılmaya Başladı Hayatı Değişdi

Namaz Kılmaya Başladı Hayatı Değişdi, İbretlik Hikaye Namaz Kılmaya Başladı Hayatı Değişdi, Etkileyici Namaz Kılmaya Başladı Hayatı Değişdi, Dini Hikaye

 

 

 

Namaz Kılmaya Başladı Hayatı Değişdi

Namaz Kılmaya Başladı Hayatı Değişdi

Şahane ibretlik bir hikaye daha arkadaşlar. Kampüs sohbet olarak sizlere gercek yaşanmış hikayeleri paylaşmaya devam ediyor. Arkadaşlar yorum atarak sizlerde bildiklerinizi paylaşa bilirsiniz. Orta yaşlı bir adamın Namaz Kılmaya Başladı Hayatı Değişdi.

 

 

Orta yaşlı adamın iyi bir işi, iyi bir eşi mutlu bir hayatı vardır. Az kimsenin yaptığı ticaretle meşguliyetinden çok para kazanmakta, rahat günler geçirmektedir. Ev, araba, tatiller, seyahatler, uçuşanlar sevinçler… Gülen gündüzler.
Derken dönen dünya ile beraber ibre değişmeye başlar… Ticarette rakipleri çoğalır, hanımı rahatsızlanır, çocuklar artan problemleriyle büyür. Mengene sıkmaya başlar, kolay olanlar zor işlere dönüşür. Daraldıkça daralmaya başlar günler. Yaşadıkları sanki günün gündüzüdür, geceye geçişi yaşayacaktır artık.

 

 

 




 

 

 

Kazancı iyice azalır, oğlunun olumsuz harcamalarından evini satmak zorunda kalır. Alacaklar kapıya dayanır, hanımı vefat eder. Karanlık karanlık üstüne çökmekte, gece siyah bir gelin gibi onu sarmaktadır.
Gündüz genişliğinde aklına gelmeyen gece darlığında gelir; dua etmek… Yapacağı başka bir şey kalmamıştır da… Dua etmesine eder, ama kendi aklınca kabul olmaz. Gizliden serzenişte bulunur.
Bir gün oturduğu binanın altında esnaf komşusuna uğrar. Serzenişlerini dindar komşuya söyler: ?Allah dualarımı kabul etmiyor!? O da durumu bildiği için biraz celalli konuşur: ?Allah senin dualarına niye kabul etsin, Allah?ın emri namazı kılmıyorsun ki.? Adeta duvara vurmuş da ayılmış gibidir. Doğrudur, niye namazı kılmıyordur ki…
Aslında dualarına cevap gelmiştir; komşunun söylemesiyle kader yol ve yön göstermiştir ona: namaz kılmak. Ya bu yolda yürüyecek kurtulacak veya iyice kaybolacaktır karanlıkta… Var olmayı tercih eder, o gün başlar namaza…
Namazla birlikte kader ağlarını çözmeye başlar, beyaz iplikle siyah iplik birbirinden ayrılmaya, belirginleşmeye başlar. İşler yavaş yavaş iyiye dönmeye doğru gider. Öyle olur ki, bir müddet sonra sattığı evi bir şekilde geri alır. Hanımı geri gelmez ama, yaşam umutları iyice yeşerir dünyasında. Sevinç rüzgârları eskisi gibi esmez, fakat huzur bulutları gölgelendirerek gezer üzerinde…
Seksene yaklaşan yaşıyla mahalle camimizin müdavimlerindendir şimdilerde… Karşı apartman komşumuzla namaz yollarında giderken ve dönerken hayata dair kısa konuşmalar yaparız. Sakin, ağırbaşlı haline pek yakışır ağaran saçları… Dünyasını kurtaran namaz inşaallah ahiretini de kurtarır…
Demek ki dünya ve ahiret işleri kulluk miracı namazla düzeliyor. Kul olmanın ağırlığı ile secdeye giden başlar hafiflemiş kalple kalkıyor. Zorluğun ve kolaylığın Rabbi ona çıkış yollarını açıyor, ummadığı yerden rızıklandırıyor.
Güç işler geç işlere dönüşüyor. Gücünün bittiği yerde yeni ümit çiçekleri birden bitiveriyor. Sebepler susuyor, Müsebbibü?l-esbab konuşuyor çünkü. O ?Ol? deyiverdikten sonra olmayacak birşey var mı?

 

 

 




 

 

 

İşlerimizde yamukluk varsa kulluğumuzu doğrultmalıyız. Nefis yamulmadıkça doğru yol bulunamaz. Gündüzde gece ellerimizle dua etmesini biliyorsak gece olmuş, gündüz olmuş fark etmez. Gündüzden sonra gecenin geleceğini iyi bellemezsek musibetler belimizi büktüğünde anlamamız geç olur. Geç işler güç işlere dönüşür.
Geç kalmadan, gecenin karabasanı basmadan, gündüzün basmakalıp işleri ve zevklerinden ayrılabilmeliyiz… Ayrılmazsak gündüzden, şehirden, şehirlerden zaten ayrılacağız. İyisi mi talimini bitirmiş asker edasıyla terhis olalım dünya gecesinden, gamı kederi geride bırakarak doğalım sonsuzluk sabahında.
Dünyada ?En? işimiz namazı en iyi yaparsak gece-gündüz, gündüz-gece döner durur ubudiyet yapraklarını dökerek. Dökülenler sonsuzluk havuzunda toplanır biz sonlular için…İşte bir namaz öyküsü… İbret alabilen herkes için… İbretimiz belki bir gün beratımız olur.