Dini Hikayeler | KapmuSSohbet Blog

Category: Dini Hikayeler

İbretlik Evlilik Dini Hikaye, Alıntı Gercek Evlilik Bir Dini Hikaye

İbretlik Evlilik Dini Hikaye, Alıntı Gercek Evlilik Bir Dini Hikaye

İbretlik Evlilik Dini Hikaye, Alıntı Gercek Evlilik Bir Dini Hikaye, Evlilik Dini Hikaye, Düşündüren Evlilik Dini Hikaye

İbretlik Evlilik Dini Hikaye, Alıntı Gercek Evlilik Bir Dini Hikaye
İbretlik Evlilik Dini Hikaye, Alıntı Gercek Evlilik Bir Dini Hikaye

Bir Delikanlının Kaleminden oku ve paylaş
…Her zaman ki gibi sevinçliyim yine kız istemeye gidiyoruz hava soğuk ve sisli.
Ama soğuk umurumda değil heyecanlıyım, hayallerime kavuşmaya bir adım kalmış. .. Beraber abdest alıp beraber namaza duracağım mutlu bir yuva ..
Annemler dindar bir kız bulmuş ben kendini görmedim bilmiyorum okuduğum kitaplar yüzünden kızlarla işim olmadı diyebilirim. …
Neyse hazırlıklar çikolata çiçek derken çıktık bu yola… Kalp atışlarımın senfonisi eşliğinde ilerliyoruz.
Ve gittik kapıyı çaldık…
Ailem bu kişileri tanıyormuş memleketten..


Her neyse kahveler geldi içtik babam sebebi ziyaretimiz dedi… Başladı söze Adam dur bir dakika hemşerim dedi kızın babası. .. Oğlunuzun işi nedir diye sordu… O sıralar çalışmıyordum. Babam ıhı ıhı etmeye başladı anneme kaş göz ederek… Annem aldı sözü babam cevap veremeyince …efendim dedi oğlum 5 vakit namazını kılar kitap okur terbiye den ötürü tam not veririm kendisine Allah gönlü güzel bir erkek çocuğu verdiği için bize şükürler olsun dedi..
Yerin dibine girdim utançtan anne sus der gibi surat ifadem ile anneme işaret ettim. Annem neyse ki sustu.
Kızın babası dindar olmama sevindi sevinmesine de… Kızımı alacak insanın şu kadar altını olacak bu kadar bileziği olacak beyaz eşya koltuk takımı vs vs vs 20.000 liralık bir liste çıktı ortaya. .
Dindar diye geldiğimiz ev, daha kızı istemeden maddiyat pat diye önümüze atıldı…
İmanımdan başka bir şeyim olmadığı için babama işaret ettim hadi kalkalım diye… O sırada gelin geldi tesettürlü ama boya cila ne varsa kafasından boşaltmış gibiydi. .Dar bir kıyafet kahve alırken yüzüne bakmamıştım…
Bir baktım ki kızın ellerine bir liste var babasına fısıldayarak listeyi uzattı babasına. . Asıl kıyamet burada başladı kızımda az bir şey istiyor dedi adam. .. Bana karışmayacak, evlenince kıyafetime karışmayacak arkadaşlarıma karışmayacak bitmedi liste. .. Sinirlerim tavan yaptı biz daha istemeden kızı Böyle bir şey oldu. .
Neyse babamla bir bahane uydurup çıktık oradan bu istediklerinizi yapamayız bizim durumumuz ortada dedik adam siz bilirsiniz dedi kızı sanki satılık. .Kız da babası ile anlamış sanki.
Ve Böyle tam 5 kapıya gittik her şey maddiyat her şey para… Bu gittiğimiz kişiler güya dindar insanlardı..
Artık ümidi kesmiştim.
Yaşım ilerliyor diye kaygılıydım. Artık namazları daha bir istekli kılıyordum bunlar karşısında. . Peygamber efendimizin miras bıraktığı İslam maddi kimliğe mi bürünmüş dedim.. Kimse ile olmaya gönlüm el vermedi. .. Her kapıya gittiğimizde maddiyat vardı.
Babanın birisi de son model falanca telefon çıkmış yeni onu kızıma alacaksın dedi en çok güldüğüm bu oldu Meğerse kızı her şeyin lüksünü seviyormuş…
Hiç bir kız namazımı ahlakımı sormadı…
Sorsa bile ne diyebilirdim ki Müslüman bir kişiye namaz kılıyor musun diye sormak çok saçma zaten. ..
Kendimi ilme verdim her namaz sonrasında Yasin okur dünya sevgisini kalbimden çıkar Allah’ım, beni şehit olarak huzuruna al dedim.. Hastalandım hastaneye kaldırıldım.. Kanser teşhisi koyuldu… Tüm tedavileri yaptık lakin vücudum fazla dayanamadı aslında Rabbim’e kavuşacağım diye seviniyordum. Namaz vakitleri Allah tarafından hastalıktan eser kalmıyordu. 5 vakit namazı ayakta sağlıklı kılmam doktorları bile şaşırmıştı. Kemoterapi olmam saçlarımı döktü zayıfladım… Lakin gülümsüyordum doktorlar ölüme sevinçle giden birini görünce hayret ediyorlardı.
Bir gün odama bir karartı girdi narkoz vermişlerdi hayal meyal başucuma bir şey konulduğunu hissettim… Narkozun etkisi geçer geçmez aldım kâğıdı okumaya başladım.
Hazreti Eyüp aleyhi selam sabrı seninle olsun… İmanının yarısını kurtarmak istiyor musun? O halde ben sizin mahalleden Hafız Hatice yıllardır senin ilmine Allah aşkına hayran oldum… Biliyorum bir kadın erkeğe teklif etmez ama benimle evlenir misin yazıyordu. . Annen baban gelsin beni istesin.. Hayret ettim doğrusu ölecek bir adama bunu hiçbir kız demez.. Para pul kenara bırakmış üstelik kanser olduğum halde bunu bana demiş…
İşte o zaman Mutlu oldum. Babama verdim kağıdı istemeye gitmişler bensiz nikâhımız hastane de kıyıldı.. Yasinler okundu eşim yanımda kaldı 3 Ay.
Elimden tutuyordu Cennetim diyordu. . Gözleri gülüyordu hep neden diye sordum bir gün neden ben dedim eşime. . Bir rüya gördüm Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem karşımda idi bu şehidi görüyor musun? Dedi bana evet Efendim dedim..
Bu cennetliktir onunla evlen o sana şehit olduğu için. Allah tarafından yakınlarına şefaat etme yetkisi verildi. .Sana şefaatçi olmasını istiyorsan onunla evlen diyordu…


Dualarım kabul olmuştu nihayet eşime dedim. ..Allah senden razı olsun.
Ben Rabbim’e gidiyorum. ..Eshedu enlailaheillallah ve esheduennemuhammeden abduhu ve rasuluh.
Deli kanlının elinde sıkıca tuttuğu kâğıt düştü elinden yavaşça…
Kâğıtta şu yazıyordu.
Sen gönlünü dünyadan uzak et…
Allah sana Sonsuzluğun kapsını acıyor. .
Her namazda durma gönül dua et.
Ecel gelse bile AŞK insana koşuyor.
Aşk maddiyat değil, aşka gider yol…
Allah varsa gönlünde aşkı Rahmeti bol..
Ey biricik eşim sen huzurlu ol..
ALLAH desin kalbin hep benimle ol..
Not:Sevmek Allah için harcanan nefestir.
Ey biricik eşim Nefesini kontrol et ve sakin ağlama. ..Çünkü Allah olmayan her nefeste bir ölüm vardır.

Yeni Evli Çift Hikayesi, Din Hikayeler

Yeni Evli Çift Hikayesi, Din Hikayeler

Yeni Evli Çift Hikayesi, Din Hikayeler, İbretlik
Yeni Evli Çift Hikayesi, Ders Alınıcak Yeni Evli Çift Hikayesi

Yeni Evli Çift Hikayesi, Din Hikayeler
Yeni Evli Çift Hikayesi, Din Hikayeler

Arkadaşları, yeni evli gence, bir çay
sohbetinde:
-“Sen evleneli neredeyse bir sene oldu, ama
maşallah sizin evden çıt çıkmıyor, siz hiç
tartışmaz mısınız?” diye sorarlar.
“Hayır” diye cevaplar yeni evli genç ve ilave
eder:
-“Akşam işten geldiğimde, kapı açılınca
hanıma şöyle bir bakarım. Eğer hanım,
eteğinin ucunu belinde topladıysa bilirim ki
hanımın günü iyi geçmemiş ve havası yerinde
değil.


Hiç ekmek, yemek sormadan usulca mutfağa
süzülür, aceleyle birkaç lokma atıştırır ve
ortalıktan toz olurum. Olur ya bazen de benim
asabım bozuk olur. O zaman fesin püskülünü
her zamankinin aksine soldan sarkıtırım.
O da bunu görür, asabi olduğumu anlar ve hiç
sesini çıkarmaz, hemen yemeğimi, çayımı
hazır eder. Etrafımda pervane gibi döner. Bu
nedenle biz hiç kavga etmeyi.
Dinleyenlerden biri:


-“Peki birader, kapı açıldı, yenge eteğin ucunu
belinde toplamış, sen de fesin püskülünü
soldan sarkıtmışsın. İki taraf da asabi, o
zaman ne olacak?” diye sormuş.
Ötekiler de “Hah! Şimdi ne olacak?” demiş.
Genç gülümsemiş;
-“Bundan kolay ne var, fesin püskülünü hafif
bir fiskeyle soldan sağa atarım” demiş.