2018 Mayıs | KapmuSSohbet Blog

Archive for Mayıs, 2018

Antibiyotik Doğal Olan Besinler, Doğal Antibiyotik Besinler

Antibiyotik Doğal Olan Besinler, Doğal Olan Besinler Antibiyotik

Antibiyotik Doğal Olan Besinler, Doğal Olan Besinler Antibiyotik, Antibiyotik Doğal Besinler, Antibiyotik, Antibiyotik Nedir, Antibiyotik Faydaları, Doğal Antibiyotik Besinler

 

Arkadaşlar bugünki konumuzda sizler için Antibiyotik doğal yolardan nasıl alınır kısaca anlatacağız. Doğal olan Antibiyotik nelerdir sırayla sıralıyacağız sizler için. Antibiyotik Doğal Olan Besinler nelerdir yazmaya başlıyalım.

 

Antibiyotik Doğal Olan Besinler, Doğal Olan Besinler Antibiyotik

Antibiyotik Doğal Olan Besinler, Doğal Olan Besinler Antibiyotik

Antibiyotikler, bakteriyel enfeksiyonları tedavi etmek ve önlemek için kullanılan ilaçlardır. Düzgün kullanıldığında, kulak enfeksiyonları, mide problemleri ve çeşitli cilt sorunları gibi hastalıklara neden olan bakterilerin büyümesini önleyebilir veya durdurabilir. Farklı tipte antibiyotikler, farklı bakteri türlerine ve bazı parazitlere karşı çalışır. Doktorlar, enfeksiyona neden olan spesifik mikroba (bakteri veya parazit) bağlı olarak antibiyotik reçete ederler.

 

Bununla birlikte antibiyotikler; soğuk algınlığı, grip, çoğu öksürük ve boğaz ağrısı gibi virüslerin neden olduğu enfeksiyonlarla savaşmaz. Ayrıca mantar enfeksiyonlarına karşı da çalışmıyorlar. Antibiyotik, bugün en fazla reçete edilen ilaçlardan biri haline gelmiştir. Bu tehlikelidir çünkü aşırı kullanımı veya kötüye kullanılması antibiyotik direncine yol açar.

 

Ek olarak, aşırı antibiyotik kullanımı bağırsakta yaşayan normal savunma bakterilerini öldürebilir ve ishal, hafif mide rahatsızlığı ve bulantı gibi yan etkilere neden olabilir. Hipokrates, “Yemeğiniz sizin ilacınız, ilacınız yemeğiniz olsun” demiştir. Bu sebeple, doğal antibiyotik besinlere yönelmek, pek de yanlış bir hareket olmasa gerek. Bazı besinler, doğal antibiyotik gibi davranır ve birçok sağlık sorununun tedavisinde etkilidir. Sentetik antibiyotiklerin aksine, çoğu doğal antibiyotik, hem viral hem de fungal enfeksiyonlara karşı da savaşır. Ayrıca, vücuttaki  “iyi” bakterileri öldürmez.

 

Bu doğal antibiyotikler tek başına ciddi enfeksiyonları tedavi etmek için yeterli olmayabilir. Tifo, tüberküloz vb. ciddi enfeksiyonlar için, bu doğal antibiyotikleri doktorunuzun reçetelediği diğer antibiyotiklerle birlikte ek tedavi olarak kullanmak en iyisidir. Tedaviyi, doktorunuzun belirttiği gibi tamamladığınızdan emin olun; aksi takdirde bakterilerin daha hızlı büyümesine yol açabilir ve hatta daha ciddi hastalıklara yol açarak ilaçlara karşı dirençli hale gelmelerine neden olabilir.

 

 

Sarımsak

Sarımsak, antifungal ve antiviral ajan olarak davranan doğal bir antibiyotiktir. Microbes ve Infection dergilerinde yayınlanan 1999 tarihli bir çalışmada, sarımsaktaki allisin olarak bilinen kükürt bileşiklerinin doğal antibiyotik olarak hareket ettiği bulunmuştur. Ayrıca sarımsak, genel sağlık için faydalı bir dizi vitamin, besin ve mineral içerir. Doğal olarak da, bağırsak parazitlerini öldürmeye yardımcı olur.

 

  • Her gün aç karnına 2 ila 3 diş sarımsak yutun. Ayrıca yemeklere pişirirken sarımsak ekleyin.
  • Sarımsak takviyeleri almak aynı zamanda çeşitli patojenlere ve hastalıklara karşı korunmaya yardımcı olur. Takviye almadan önce bir doktora danışın.

 

 

Bal

Bitki bilimciler, balın en iyi doğal antibiyotiklerden biri olduğunu düşünüyor. Ayrıca antimikrobiyal, antienflamatuvar ve antiseptik özellikler içerir. Amerikan Kimya Derneği’nin bir toplantısında sunulan 2014 tarihli araştırma, balın çoklu düzeylerde enfeksiyonla mücadele etme yeteneğine sahip olduğunu ve bakterilerin ona karşı direnç geliştirmesini zorlaştırdığını göstermiştir.

 

Hidrojen peroksit, asidite, ozmotik etki, yüksek şeker konsantrasyonu ve polifenollerin eşsiz kombinasyonu ile bakteriyel hücreleri öldürmeye yardımcı olur. Balın antibiyotik faydasını elde etmek için her zaman ham organik bal kullanın. Manuka balı da iyi bir seçenektir ve S. pyogenes içeren yaraların topikal tedavisinde yararlı olduğu bulunmuştur.

 

  • Bağışıklık sisteminizi güçlendirmek için eşit miktarda bal ve tarçını karıştırın ve günde bir kez yiyin.
  • Çay, smoothie ve meyve sularına bal ekleyebilirsiniz.

 

 

Kekik Yağı

Georgetown Üniversitesi Tıp Merkezi tarafından 2001 yılında yapılan bir araştırmaya göre, kekik yağı ilaca dirençli bakterilere karşı etkili bir tedavi olabilir. Kekik yağında bulunan kimyasal bir bileşen olan karvakrol, enfeksiyonu geleneksel antibiyotikler kadar etkili bir şekilde azaltmaya yardımcı olur. Ayrıca antioksidan, antiseptik, antiviral, antifungal, antienflamatuvar, antiparaziter ve ağrı giderici özellikler içerir.

 

  • Ayak ya da tırnak enfeksiyonlarını tedavi etmek için, ılık suyla dolu bir kabın içine birkaç çay kaşığı kekik yağı dökün. Ayaklarınızı bir hafta boyunca bu sıvının içinde bekletin.
  • Sinüs ve diğer üst solunum yolu enfeksiyonları için, bir bardak kaynar suya birkaç damla kekik yağı dökün ve buharını soluyun. Enfeksiyondan kurtulana kadar bunu günde bir kez yapın.

 

Zeytin Yaprağı Ekstresi

Zeytin yaprağı ekstresinin doğal antibiyotik etkisi, farklı bakteri tiplerini tedavi edebilir. Mycoses Dergisi’nde yayınlanan 2003 tarihli bir çalışmada, zeytin yapraklarının bakteri ve mantarlara karşı güçlü antimikrobiyal potansiyele sahip olduğunu belirtmiştir. Zeytin yaprağı ekstresi, antienflamatuvar özelliklere sahiptir. Ek olarak, serbest radikal süpürme yetenekleri sergiler.

 

  • Takviye olarak zeytin yaprağı ekstresi alabilirsiniz. Günde iki kez olmak koşuluyla 250 ila 500 mg kapsül, standart dozdur. Ancak, takviye almadan önce bir doktora danışın.

 

 

Zerdeçal

Ayurvedik ve Çin tıbbında, antibiyotik özellikleri hastalıklara neden olan bakterileri yok etmek ve vücudun doğal savunmasını desteklemek için kullanılır. Ayrıca, yaralardaki bakteriyel enfeksiyonları önlemeye yardımcı olur. Antimikrobiyal Ajanlar ve Kemoterapi’de yayınlanan bir 2009 çalışmasına göre, içindeki curcumin bileşeninin helikobakteri pilori’ye karşı antimikrobiyal etkinliği pozitif sonuç verdi.

 

  • 1 yemek kaşığı toz zerdeçal ve 5 ila 6 çorba kaşığı balı karıştırın. Hava geçirmez bir kavanozda saklayın. Bu karışımdan günde iki kez bir çay kaşığı tüketebilirsiniz.
  • Ayrıca günde iki kez 400 ila 600 mg arasında zerdeçal takviyesi alabilirsiniz. Ancak, önce doktorunuza danışın.

 

 

 

 

 



 

 

 

 

 

 

Ekinezya

Ekinezya, yaraları ve bakteriyel enfeksiyonları tedavi edebilen doğal bir antibiyotiktir. Bitki ayrıca vücudun savunma sistemini güçlendirir, böylece çeşitli enfeksiyonlarla savaşabilir. Ekinezya kremi veya merhemini günde birkaç kez topikal olarak uygulamak, egzama ve sedef hastalığında bölgeyi dezenfekte edebilir ve tedavi edebilir. Açık yaraları ve diğer bakterilerle ilişkili cilt problemlerini de azaltabilir ve önleyebilir.

 

  • Bakteriyel enfeksiyonları önlemeye yardımcı olmak için, günde 1 ila 2 bardak ekinezya çayı içebilirsiniz.
  • Ayrıca 300 mg. olarak günde 2 kez ekinezya takviyesi alabilirsiniz. Ancak kullanmadan önce doktorunuza danışın.

 

Not: Doktorunuz tarafından yönlendirilmedikçe, bu bitkiyi bir haftadan fazla veya 10 günden fazla bir süre için kullanmayın. Ayrıca, bu bitki, otoimmün bozukluklardan muzdarip insanlar için uygun olmayabilir.

 

Zencefil

Doğal antibiyotik özelliği, bakterilerin neden olduğu birçok sağlık sorununu önlemeye ve tedavi etmeye yardımcı olur. Taze zencefil, salmonella gibi gıda kaynaklı patojenlere karşı antibiyotik bir etkiye sahiptir. Solunum ve periodontal enfeksiyonlar üzerinde de etkilidir.

 

  • Zencefil çayı, bakteriyel enfeksiyonlara karşı koruyucu bir önlemdir. Çay yapmak için 1 dilim taze zencefili rendeleyin ve yaklaşık 1 su bardağı suda 10 dakika kaynatın. Süzün, bal ve limon suyu ekleyin ve için.
  • Ayrıca, yemeklerinize kuru veya taze zencefil ekleyin. Doktorunuza danıştıktan sonra zencefil takviyesi de alabilirsiniz.

 

 

Altınmühür

Doğal antibiyotik özelliği hem topikal hem de dahili bakteriyel enfeksiyonlar için iyi sonuç verir. Altınmühür, birçok sağlık sorununa neden olan bakteri türlerini öldürmeye yardımcı olabilen berberine adlı bir bileşik içerir. Berberine ayrıca, beyaz kan hücrelerini aktive ederek, enfeksiyonla savaşmada ve bağışıklık sistemini güçlendirmede onları daha güçlü hale getirir.

 

  • Oral kullanım için, 1 fincan sıcak suya 1 çay kaşığı altınmühür atın ve bir fincan bitki çayı hazırlayın. Hala sıcakken süzün ve için. Bu çayı günde bir kez içebilirsiniz.
  • Harici kullanım için, 1 çay kaşığı altınmühür ve birkaç E vitamini kapsülü yağı ile bir karışım hazırlayın. Etkilenen alana günde 3 kez uygulayın.

 

Not: Bu bitkiyi ard arda birkaç haftadan fazla içmeyin.

Şeker Hastalığını Azaltır Ceviz Suyu, Ceviz Suyu Faydaları

Şeker Hastalığını Azaltır Ceviz Suyu, Ceviz Suyu Faydaları

Şeker Hastalığını Azaltır Ceviz Suyu, Ceviz Suyu Faydaları, Ceviz Suyu Şeker Hastalığını Azaltır, Ceviz Suyu Nelere iyi Gelir, Ceviz Suyu, Ceviz Suyu Hangi Hastalıklara İyi Gelir

 

 

Ceviz cçok hastalıklara faydalı olduğunu bilmekdeyiz. Bunlardan birisi ise Şeker Hastalığını Azaltır Ceviz Suyu arkadaşlar. Şeker hastası kardeşlerimin denemesinde fayda olduğunu düşünmekdeyim. Yorumlarınızı unutmayınız dostlar.

 

Şeker Hastalığını Azaltır Ceviz Suyu, Ceviz Suyu Faydaları

Şeker Hastalığını Azaltır Ceviz Suyu, Ceviz Suyu Faydaları

Ceviz suyunun faydalarını öğrenmeden önce cevizin faydalarını anlamanız gerekir. Kendine özgü besin profili vardır ve mükemmel bir protein, sağlıklı yağ, lif, bitki sterolleri, antioksidan, vitamin ve mineral kaynağıdır. Sadece 30 gram tükettiğinizde, günlük omega-3 ihtiyacının yüzde 100’ünü karşılamış olursunuz.

 

C vitamini, tiamin, riboflavin, niasin, pantotenik asit, B6 vitamini, folat ve B12, E vitamini, K vitamini ve A vitamini içerir. Ayrıca az miktarda betakaroten, lutein ve zeaksantin ihtiva eder. Kalsiyum, demir, magnezyum, fosfor, potasyum, çinko, bakır, manganez ve selenyum da dahil olmak üzere zengin minerallere sahiptir. Diğer kuruyemişler gibi, diyet lifi ve protein bakımından zengindir.

 

Ayrıca lezzetlidir. Sağlıklı atıştırmalıklar olarak tüketebilir veya mısır gevreği, yulaf ezmesi ve hatta salatalarınız için bile kullanabilirsiniz. Yarar sağlamak için günde 30 gram tüketmelisiniz. Ayrıca ceviz suyu da, aynı etkiye ve daha fazlasına sahip olabilir. Geceden suda beklettiğiniz cevizleri, uyanınca yiyebilir ve suyunu içebilirsiniz. Gelin yararlarına birlikte bakalım.

 

Beyin Sağlığını Artırır

Ceviz “beyin besini” olarak kabul edilir. Beyin aktivitesini artıran omega-3 yağ asitleri içerir. Ayrıca içerisindeki iyot ve selenyum, optimum beyin işlevini sağlar. Journal of Nutrition’da yayınlanan bir 2009 çalışması, ceviz dahil yüksek antioksidan gıdaların tüketilmesinin “sağlık süresini” artırmaya ve genellikle yaşla azalmakta olan bilişsel ve motor işleyişini geliştirmeye yardımcı olabileceğini düşündürmektedir.

 

British Journal of Nutrition’da yayınlanan bir 2012 araştırması, ceviz tüketiminin genç yetişkinlerde çıkarımsal akıl yürütmeyi de içeren beyin sağlığını destekleyebileceğini göstermektedir. Beslenme Dergisi’nde yayınlanan bir 2014 araştırması, cevizlerin, beyindeki iltihabı azaltmaya yardımcı olan polifenoller (bir tür antioksidan) bakımından zengin olduğunu bildirmektedir. Ayrıca çoklu doymamış yağ asitleri yaşla ilişkili beyin bozukluklarını önleyebilir.

 

Özellikle, Parkinson ve Alzheimer hastalığı gibi nörodejeneratif rahatsızlıkların önlenmesine yardımcı olabilir; bu da beynin işleyişini ve kişinin yaşam kalitesini etkiler. Alzheimer Hastalığı Dergisi’nde yayınlanan bir 2014 araştırması, riski azaltmak, başlangıcı geciktirmek, Alzheimer hastalığının ilerlemesini yavaşlatmak veya önlemek için yararlı bir etkiye sahip olabileceğini bildirmektedir.

 

Kanserle Savaşır

Ayrıca kanser riskini azaltabilir. Bu sağlıklı yemiş, meme, kolon ve prostat gibi kanserlere karşı korunmak için antioksidan özelliklere sahip polifenol ve fitokimyasal içerir. Ayrıca, antikanser yararlar sunan ellagitannin, gama-tokoferol ve alfa-linolenik asit gibi bileşikler açısından zengindir. Cell Biology İnternational’da yayınlanan bir 2009 araştırmasında cevizin, kansere yol açabilecek oksidatif stresi azaltmada koruyucu etki sağladığı bulunmuştur.

 

Amerikan Kanser Araştırmaları Derneği tarafından yapılan bir başka 2009 araştırmasına göre, vücuda meme kanseri riskini azaltan temel omega-3 yağ asitleri, antioksidanlar ve fitosteroller sağlayabilir. Gıda ve Kimyasal Toksikoloji’de yayınlanan bir 2010 araştırması fenolik içeriği ve antiproliferatif etkinliğinin, kanser hücrelerinin büyümesini engellediğini ve böylece etkili bir kimyasal önleyici ajan olarak çalıştığını bildirmektedir. Journal of Nutrition Dergisi’nde yayınlanan bir 2014 araştırmasında, omega-3 yağ asitleri ve çeşitli antioksidan özelliklerinin antikanser etkisi olabileceği bildirilmektedir.

 

Kalp Sağlığını Geliştirir

Omega-3 yağ asitleri, E vitamini, magnezyum ve folat içerir. Tüm bu besinler kalp sağlığınız için yararlıdır. Ayrıca içerisindeki, tekli doymamış yağlar, çoklu doymamış yağlar ve lif; yüksek yoğunluklu lipoprotein (HDL veya iyi kolesterol) ve düşük yoğunluklu lipoprotein (LDL veya kötü kolesterol) seviyelerini azaltmaya yardımcı olur.

 

 

 

 

 




 

 

 

 

Atardamarlarındaki iltihaplanmayı azaltabilir ve bu da kalp hastalığının önlenmesine yardımcı olur. Bu yemişler ayrıca kan damarlarının işlevini de geliştirir, böylece arterlerde plak birikimi riskini azaltır. Beslenme, Metabolizma ve Kardiyovasküler Hastalıklar Dergisi’nde yayınlanan bir 2007 çalışmasında, içerisinde yüksek miktarda bulunan alfa-linolenik asit alımının kardiyovasküler korunma ile ilişkili olduğu bildirilmektedir. American Journal of Nutrition’da yapılan bir 2009 araştırmasında, LDL kolesterolünde önemli bir azalmaya katkıda bulunabileceği belirtilmektedir.

 

Şeker Hastalığını Azaltır

Her şeyden önce, endotel fonksiyonunu iyileştirebilir ve kardiyak riskini azaltabilir. Amerikan Diyetisyenler Birliği Dergisi’nde yayınlanan 2005 tarihli bir çalışmada, diyabetik kişilerin yüksek miktarda çoklu doymamış ve tekli doymamış yağ içeren besinler tüketmesi gerektiği belirtilmiştir. Mevcut Diyabet Raporları’nda yayınlanan 2005 tarihli bir diğer çalışma da, ceviz gibi yemişlerin, diyabetli veya diyabet riski taşıyan kişiler için sağlıklı bir diyet bileşeni olabileceğini ortaya koymuştur.

 

Avrupa Journal of Clinical Nutrition Dergisi’nde yayınlanan bir 2009 çalışması, tip 2 diyabette metabolik parametreler üzerinde, cevizlerden elde edilen diyetsel çoklu doymamış yağın, uzun süreli olumlu etkilerini ortaya koymaktadır. Journal of Nutrition’da yayınlanan bir 2013 araştırması ise, kadınlarda tip 2 diyabet riskini önemli ölçüde düşürdüğünü bildirmektedir.

 

Kilo Vermeye Yardım Eder

Cevizdeki yağ, vücudunuzun düzgün çalışması için gereken sağlıklı omega-6 ve omega-9 yağ asitleridir. Antienflamatuvar olan omega-3 alfa-linolenik asit, kilo vermede önemli bir rol oynar. Ayrıca ceviz yemek, kilo alımına yol açmaz. Amerikan Journal of Clinical Nutrition raporlarında yayınlanan klinik çalışmalarda; vücut ağırlığını, vücut kitle indeksini veya bel çevresini artırmadığı belirtilmiştir.

 

Kemik Sağlığını Destekler

Omega-3 yağ asitleri bakımından zengin olan ceviz ve ceviz suyu kemikleriniz için yararlıdır.  Omega-3 yağ asitleri içindeki alfa-linolenik asit (ALA), inflamasyonla savaşmaya ve osteoporoza karşı korunmaya yardımcı olur. Penn State araştırmacıları tarafından 2007 yılında yapılan bir araştırmaya göre, bitki kaynaklı omega-3 yağ asitleri (keten tohumu ve cevizlerden elde edilenler gibi) kemik sağlığı üzerinde koruyucu bir etkiye sahiptir.

 

Ayrıca ceviz kemik sağlığını destekleyen bakır, magnezyum ve manganez gibi önemli mineraller içerir. Bakır, kemikler ve bağ dokuları için önemli olan kolajenin korunmasında aktif bir rol oynar, böylece kemik kolajeninin mekanik gücünü destekler. Ayrıca, bakır kemik erimesini engeller. Magnezyum, kalsiyum emilimine yardımcı olduğundan kemik sağlığı için önemli bir bileşendir ve kemik kıkırdağının oluşumunda etkilidir.

 

Karaciğeri Temizler

İçindeki amino asit l-arjinin, amonyak detoksifiyesinde karaciğere yardımcı olur. Ek olarak, iyi miktarda glutatyon ve omega-3 yağ asitleri içerdiğinden, doğal karaciğer temizleme işlemine destek verir. Tarım ve Gıda Kimyası Dergisi’nde yayınlanan bir 2008 çalışmasında, içindeki polifenollerin, karbon tetraklorür ve d-galaktozamin tarafından uyarılan karaciğer hasarını önlediği bildirilmektedir. Ayrıca, bu yemişteki E vitamini; obezite tarafından getirilen karaciğer hastalığının semptomlarını azaltmaya yardımcı olur.

 

 

Peki Ceviz Suyu?

Ceviz suyu, cevizin içindeki tüm önemli besinleri ve mineralleri ihtiva ettiği için, aynı şekilde etkilidir. Ayrıca üzerindeki kabuğunda da yüksek bulunan antioksidanlardan dolayı yarı saydam kahverengi derisiyle birlikte tüketmeniz önerilir.