Archive for Ocak, 2018

Sitem Mesajlar, Sitem Sözleri, Almanya Sohbet

Sitem Mesajlar, Sitem Sözleri, Almanya Sohbet

Sitem Mesajlar, Sitem Sözleri, Almanya Sohbet, En iyi Sitem Mesajları, Sevilen Sitem Mesajları, En Çok Aranan Sitem Mesajları, Aşk Mesajları

 

Sitem Mesajlar, Sitem Sözleri, Almanya Sohbet

Sitem Mesajlar, Sitem Sözleri, Almanya Sohbet

İnsan oğlunun bazen sabrı taşa biliyor. Sitem etmek hiç iyi bişi değildir. Bazen sabrın sınırınada geldğinde elde olmadan yapıla biliyor. Bazı insanlar adamı zıvaradan cıkara biliyolar. Yüzsüz insan aşırı çok melsef hayatlarımızda. Her neyse dostlarım sizlere en sevilen Sitem Mesajları toplayıp bir araya getirmiş bulunuyorum. İstediğiniz sözü alıp sevdikleriniz ile paylaşa bilirsiniz kolayca.

 

 

Gel diyemiyorum ama yine de bekliyorum!

Sen susunca çok yoruluyorum! Acaba neyi anlatmıyorsun.

Tek kişilik miydi bu şehir, sen gidince bomboş kaldı.

Anlatamıyorum ki ben derdimi, gözlerine bakıp konuşamıyorum ki.

Bazen çok seversin ve o ardına bakmadan çekip gider.

Beni çok çabuk unutmuş olabilirsin, olsun. Bilirsin severim balıkları.

Yanında olmayı geçtim, keşke biraz umurunda olsam.

Senin için değildi yaptığım onca şey, sadece sen zannettiğim kişi içindi.

Biri de çıkıp demiyor ki sen yalnız değilsin, ben varım.

Benden seni seviyorum dememi bekleme sevgili. Biz de zikir sessiz çekilir.

Beni ben yapan şeyler, seni sen yapmaya yetmeyebilir.

Velhasıl kelam hissettiğin kadar kalbinde söyleyemediğin kadar dilindedir.

Beni seviyor gibi yapmasaydın inan bu kadar üzülmezdim.

Merhaba sevdiğim. Ben sevmediğin bugün de mi geçmedim aklının o kıyılarından?

Ben yalnızca sevdiklerimden korkarım. Çünkü beni sadece onlar incitebilir.

Ya sevmelisin adam gibi rol yapmadan, ya da gitmelisin bu şehir bir intihara sahne olmadan.

Sonra birbirimize iyi geceler demeden uyumaya başladık. En acısı da buydu.

Bir dosta ve sıcak bir ele ihtiyacın olduğunda diğer elini tut. Kimseden fayda yok bu devirde.

Bazen sadece seninle konuşsun istersin. Ama o herkesle konuşur, sana susar.

Cömert olmayınca malın, vefa olmayınca arkadaşlığın, karşılık olmayınca aşkın bir hayrı olmaz.

Şimdi ne bugünsün ne de yarın. Olsa olsa sadece yarım. Ya da eksilen yanım.

Bu hayatı çekilmez yapan biz değil, sadece karşımızdakilerin vaat ettikleri yalanlara kapılmamızdır.

Dertlerin kalkınca şaha bir sitem yolla Allah’a görecek günler var daha aldırma gönül, aldırma.

Bana geleceksen her şeyinle benim olarak gel. Bir emanet gibi geldikten sonra, yanımda olmanın ne anlamı kalır ki.

Gitmek gerekir bazen fazla yormadan, daha çok bıktırmadan. Eğer vaktiyse ardına bile dönüp bakmadan.

Ben ne yaptım kader sana, mahkûm etti beni bana, her nefeste, bin sitem var, şikâyetim Yaradan’a, şikâyetim Yaradan’a.

Ne üzgünüm, ne de kırgınım. Yorgunum sadece. Kendime bile tahammül edemezken, nasıl katlanayım kendini bilmezlere.

Sensiz olmak mı zor yoksa senin bir yerde yaşadığını bilerek yaşamak mı zor bence seni sensiz yaşamak zor be sevgili.

Hani bırakmayacaktın ellerimi, hani gülecektik her acıya birlikte ey sevgili, şimdi kollarım boş soğuk ve sessizim sensiz.

Sensiz geçen zamanda ilerliyorum bir başıma ve yokluğun yanı başımda yaşlı gözlerle bakıyorum fotoğraflarına bu soğuk odamda.

Batık bir gemiymiş aşk limanında. Kader bu deyip de avutma beni ayrılık kapımızı çaldı sonunda senden son dileğim unutma beni.

Hem yıllarca oyna gönül sahnemde hem perdeyi kapat en mutlu demde sitem oklarına hedef sinemde açtığın yarayı sar da öyle git.

Hayatta gözyaşlarımı hak edecek bir insan görmedim. Ya benim gözyaşlarım gereksiz, ya da uğruna gözyaşı döktüğüm insanlar değersiz.

 

 




 

Ne azap, ne sitem bu yalnızlıktan, kime ne, asılmaz duvar bendedir, süslenmiş gemiler geçse açıktan, sanırım gittiği diyar bendedir.

Ben gelmeden evvel nasıldın, nasıl? Simdi kovuyorsun, bitti o fasıl. Ahde vefa yok mu, bu mudur usül? Yüreğin attıkça beni hatırla!

Keşke sen ben olsan ve doyasıya sevmenin ne kadar zor olduğunu anlaşan, keşke ben şen olsam ve böylesine sevilmenin tadını çıkarsam…

Ben gelmeden evvel nasıldın, nasıl? Simdi kovuyorsun, bitti o fasıl. Ahde vefa yok mu, bu mudur usul? Yüreğin attıkça beni hatırla!

Madem kovdun; gidiyorum bak; hadi; hesap et; kim kimin hakkını yedi? Bu rahatlık size gökten inmedi, yan gelip yattıkça beni hatırla!

Ne azap, ne sitem bu yalnızlıktan, kime ne, asılmaz duvar bendedir, süslenmiş gemiler geçse açıktan, sanırım gittiği diyar bendedir.

Bugün seni seviyorum, yarın da bir neden bulur severim. Daha sonra seni yeniden keşfeder yeniden severim. Benim senden başka işim yok ki…

Yâr yâr! Seni kara saplı bir bıçak gibi sineme sapladılar, değirmen misali döner başım, sevda değil bu bir hışım, gel gör beni darmadağın…

Aşkın bitmiş olsa da hiç sevmesen de beni çok aldattın hoş görmesem de bir şeyler bulmuştum ben o sevginde bekliyorum bir gün dönersin diye.

Güller anlatsın sana olan sevgimi, güller anlatsın yalnızlığımı, çaresizliğimi? Yavaş yavaş eriyen yüreğimi güller anlatsın ben anlatamadım?

Bir zamanlar ardından bakar ağlardım şimdi dönüp ardıma bile bakmam. Bir zamanlar uğruna dünyaları yakardım şimdi şerefsizim kibrit bile çakmam.

Madem gidiyorsun bura son durak ne adres, ne mektup, ne resim bırak, kendinden bir parça bir cisim bırak, saçından birkaç tel ver de öyle git.

Aşkımız şu üzerine yazılan bir masaldı, göz kırpımı kısalığında kelebeğin ömrü uzunluğundaydı. Kalbimizde bir ömür boyu çekeceğimiz yaralar bıraktı.

Bekleyiş bir özleyiş gönüldeki sitemli bir süsleyiş bin bir hisle sevmeli neden o çok sevene unut bekleme derler oysa seven ümitsiz olsa da bekler.

Her şey bana seni hatırlatıyor sensiz geçen zamanı durdurmak istedim ama olmadı seninle olan günlerime dönmek için ama zaman bile sensizliğe katlanamadı.

Hayat akıp giderken avuçlarımdan eğilip yere toplayamıyorum yüreğimin kırıklarını şimdi sensiz gecelerde kayboldum hadi gel bul beni sevgilim.

Sensiz geçen günler bana acı dolu senin yokluğun sonum oldu gün doğmaz geceler olmaz oldu anladım ki bu hayat sensiz yaşanmaz oldu. Neredesin ey sevgili.

Yüreğimde müebbet aşkın emaneti… Gönlüm kırgın ve yaralı… Seni unuttum sanma bu gönül hala sana sevdalı ama bu yürek seni aramayacak kadar delikanlı…

Dünya döndükçe sen hep bana dönmeye. Başını her yastığa koyduğunda beni görmeye. Her kahkahamda gözyaşı dökmeye. Ben yaşadıkça sen ölmeye mahkûmsun.

Seni sevdim delice, her gece soruyorum kendime ya biterse diye, bitse de sevgin saygı duyarım gönlüne, üzülürüm sana böyle sevgili bulamazsın bu tarihte!

Ay doğarken bir soğudun arkasından, gül yüzünde şişli bir esintiyle, akşamın göçüsüne hüzün serperek ve yağmurdan geceye perdeler çekerek beni düşün unutma…

O artık benim için bir ölüdür demişsin seni bunca sevene acı bir sitem mi bu ayrılıklar içinde taş mı kesildi kalbin hiç unutmam dediğin günleri unuttun mu?

Benim kalbimi kırmak suya yazı yazmaya benzer, kırılan kalbimi düzeltmek gece doğan güneşe benzer. Sen o suya yazı yazmayı başardın şimdi güneşin doğmasını bekle.

Gül filizlendiği günden itibaren güneşe âşıktır. Her ne kadar güneş her gece ayın görkemine kanıp gülü bıraksa da gül binlerce yıldıza kanıp güneşi aldatmazmış.

Karşılık beklemeden, sitem mitem etmeden razı olup her şeye, kapris mapris demeden sabah akşam gece gündüz hiç şikâyet etmeden, kulun oldum kölen oldum hiç başına kakmadan.

Bir gün hayatın bütün güzelliklerinden vazgeçip ölüme sessiz sedasız gitmek istersen, yanıma gel ki sana sensiz yaşamanın, sensiz olmanın ölüm olduğunu göstereyim…

Bana bir günün yirmi dört saat, bir saatin atmış dakika ve bir dakikanın atmış saniye olduğu öğretildi ama sensiz geçen bir saniyenin sonsuzluk kadar uzun olduğu öğretilmedi.

Sen bilirsin her gün birinin hayaliyle yaşamayı aldatılmanın acısını sevdiğinin başkasının olmasını senin yerine başkasına aşkım demesini sen ne bilirsin sevgilim deli gibi sevmesini…

Alsalar da şu yaşla dolu gözlerimi yerlerinden… Çalsalar da haberim olmadan seni kalbimden. Eğer unutacaksa bu can çıkmasın bedenimden. Ölürsem söyleyin mezarıma gelmesin o sevmeyi bilmeyen.

Aramıza yollar, yabancı kollar, zor yıllar girdi, ümitlerimi, saf sevinçlerimi derken seni kaybettim bir iki sözle bir kaç şarkıyı, adaletsiz yargıyı birde bu talihsiz yazgıyı kalbime kaydettim.

Sakın sevme beni. Arkadaş kalmak daha iyi… Hiç başlamayalım bak. Güzel günler olacak tamam eğleneceğiz kampussohbet.net ama sonumuz yine aynı olacak. Sevgin bitecek. Gerek yok ağlamaya. Acıya gerek yok kısacık ömrümüzde. Anlıyorsun değil mi?

Ayrılığın resmini çizdim sarı odalara, yüreğimi soğuttum zemheri ayazında. Sonra uzun uzun rüzgârın gülüşünü seyrettim çaresizce. Ve gecenin en koyulaştığı yerde ölümü kucakladım masmavi yüreğimle…

Özlem Mesajlar, Özlem Sözleri, Asker Chat

Özlem Mesajlar, Özlem Sözleri, Asker Chat

Özlem Mesajlar, Özlem Sözleri, Asker Chat, En iyi Özlem Mesajlar, Sevilen Özlem Mesajlar, Özlem Smsler, Özlem Şiirleri, Whatsapp Sözleri

 

Özlem Mesajlar, Özlem Sözleri, Asker Chat

Özlem Mesajlar, Özlem Sözleri, Asker Chat

Özlem duymak bazen çok güzel bir duygu olabiliyor. Heleki sevdiğinizi özlemek süper bir duygu olduğuna inanıyorum. Ne hoş bir duygu özlendiğini bilmek. Sen birde canından çok seviyosan o kişiyi daha çok mutlu eder insanı bence. Arkadaşlar özlem duyguklarınıza acılamıyorsanız en azından mesaj atarak anlata bilirsiniz özlemlerinizi. Çoğumuz yüz yüze demeye cesaret edemekdeyiz. Günümüz teknolojisinde kolayca bunu anlata bilirsiniz.

Sizler için en harika Özlem Mesajları bir araya getiridm arkadaşlar. Beğendiklerinisi mesaj olarak ata bilirsiniz. Yada Sosyal hesaplarınız ile paylaşa bilirsiniz.

 

 

Dilimi tuttum da, yüreğim durmadı be mübarek. Özlüyorum işte.

Yatarken bana arkanı döndüğünde bile özlüyorum seni; yokluğunda kafayı yerim ben.

Hayatta da zamanla roller değişir; bu sefer o seni özler, senin umurunda olmaz.

Yaşadığım her an seni özlemeye itiyor beni ağır geliyor yokluğun beklediğimsin, özlediğimsin, özlemimsin.

Ben sadece kışın karpuzu yazın portakalı özlerdim. Şimdi bir de sen çıktın başıma.

Benden uzakta olduğunun ne önemi var ki? Ay da güneş de benden çok uzakta ama bir günüm onlarsız geçmiyor…

Süsledim gelin misali gençliğimi sandığıma kaldırdım. Sensiz geçen yılları sildirdim sana yeni zaman aldırdım.

Dudaklarım da bir ateş. Avuçlarımda alevsin. Sensiz yalnız sensiz içim. İlahımsın sevgilimsin, sen benim her şeyimsin.

“Gitme…” diyebilecek kadar güçlü olmalı insan. Çünkü hiç kimse, kaybettiklerini unutabilecek kadar güçlü değil.

Akşam olunca hüzünle dolarım, ateşini bağrımda yakarım, özlemle gül gibi solarım, gülün ömrüyle değil sevdasıyla yaşarım.

Şimdi uzaktasın, benimle değil ben ise yalnızım, seninle değil adın kalbimde, dilimde değil seni çok özledim, elimde değil.

Hasretim rengine siyah mı desem ağarmak bilmiyor sonsuz geceler ya gülerdim ya olurdum görsem ömrümden uzansa sensiz geceler.

Terk eden kişinin gittiği yerde aradığını bulamayınca dönüp ‘özledim’ demesi; özlediğinden değil, eşek gibi pişman olduğundandır…

Sevdimse; verdiğin yürekle sevdim sen açtın bu ufku karşımda sonsuz Yürüdüm bir yolun sonuna geldim Yıkık, üzgün ve paramparça sensiz.

Yalnızlık gecelerin, ümit bekleyenlerin, hayal çaresizlerin, yağmur sokakların, tebessüm dudakların, sen ise yalnız benimsin bir tanem.

Ben sana gitme demiyorum hobi olarak yine git. Ama bakkala git kuaföre git ne bileyim komşuya git ama fazla uzaklaşma benden özlüyorum.

Sensiz yalnız sensiz içim. Gözyaşlarım yağmur gibi… Yanağımı ıslatıyor, kollarım bekliyor seni, öpsem öpsem ellerini, yine de sana hasretim.

Gözlerim daldı, gücüm yetmiyor gurbete ırgat kaldım, sen olmayınca sordum ondan buna beleş satmıyor, umudu yokuşa saldım, sen olmayınca.

Gecenin karanlığında, güneşin ışığında, suyun damlasında, selin coşkusunda kimi yanımdasın kimi rüyamda ama hep aklımdasın sakin unutma.

Eğer canın sıkılıyorsa, gece her zamankinden karanlık gözüküyorsa, gökyüzüne bak ve sabahı düşün inan sabahı bekleyen tek sen olmayacaksın.

Ansızın bir duygu körüklenirse yüreğinde, aklına takılırsa uzaklar ve bir de kulakların çınlarsa amansız, bil ki. Bir yerlerde özlenmişsindir.

Yaşamak özlemsiz, özlem sevgisiz, sevgide sensiz olmaz… Unutma sevmek daima beraber olmak değildir. Sen yokken bile seni o yürekte yaşatabilmektir.

 

 




 

Yüz yıl oldu yüzünü görmeyeli, belini sarmayalı, gözünün içinde durmayalı, aklının aydınlığına sorular sormayalı, dokunmayalı sıcaklığına karnının.

Her zaman duyamadığımız o toprak kokusu, bu zamanda aranan gerçek sevgiler gibi yağmur arkasında saklı olan toprak kokusu gibi ortaya çıksa keşke…

Unutmanın zor olduğunu bile bile… Beni sevmediğinin farkında, bir ömür geçirdiğinin gerekçesiyle… Yüreğimdeki, içimdeki isyanı susturmaya çalışarak…

Yokluğun sırtıma saplandı bir bıçak gibi akıtır taşa, toprağa kanımı Dünya seninle aydınlık ve güzeldi şimdi bin güneş doğsa götüremez karanlığımı…

Biraz buruk bir duygu yüklenirse yüreğine gözlerin zaman zaman takılırsa uzaklara kulakların ansızın çınlarsa bil ki bir yerlerde delice özleniyorsun.

Bütün kadehlerimi hep sana adıyorum hep senin için bu bir bir boşalan şişeler Umutsuzluğum, sarhoşluğum senin eserin Senin yüzünden bu delicesine içmeler…

Bir gün anlarsın hayal kurmayı; beklemeyi, ümit etmeyi. Lanet edersin yaşadığına… Maziden ne kalmışsa yırtar atarsın. Seni sevdiğimi işte o gün anlarsın.

Pişmanlıklar içinde. Boğazımdaki düğümlenmiş hatıraların anısıyla, kampussohbet.net seni içimde bitirircesine resimlerimizi kestim tek tek, mektuplarımızı yaktım kul olana dek…

Çarşıda kaybolan çocuğun elinde soğuyan anne sıcaklığı hızıyla ayrıldın benden, Oysa ben çay bardağında bırakılan dudak payı kadar bile ayrı kalamam senden.

Biliyorum bugün kulakların bir başka çınlayacak, anlayacaksın seni yine nasıl andığımı, özlediğimi ellerin titreyecek, gözlerin yollarda kalacak, sende hissedeceksin yüreğimde neler hissettiğimi.

Belki simdi yoksun buralarda, elini tutamasam sesini duyamasam da hasretini unutturan varlığın var yanımda garip bir duygu var yalnızlığımda özledim bir tanem özledim seni…